Yasal ve törel bağlarla ortaya çıkan ailede, insan ilişkileri en yakın ve yoğun olan asıl öğe eşler veya karı ve kocadır.’’karı ve koca’’aile ortamında bütün özgeçmişleri kişisel davranış ve alışkanlıkları ve bireysel nitelikleri ve davranış kalıpları ile birlikte bir araya gelmektedirler. Her ikisi de kendine özgü benzer ve farklı kişisel geçmişleri ve şimdiki kişilik yapıları ile birbirine sürekli uyum sağlamak durumundadırlar. Birbirini sevme ve sayma yanında, ‘‘birbirlerine ve kendilerine’’saygı ve güven duyan birer varlık olarak gelişip yaşamak zorundadırlar. Bu süreç içinde birbirlerinin psiko-sosyal ihtiyaçlarını da karşılamak ve birbirlerinin kişilik ve bireyselliğini de kabul etmeleri ya da uzlaştırıcı bir yol bulmaları gerekmektedir. İşte evlilikte sürekli uyumun karmaşık oluşu bu durumdan kaynaklanmaktadır. Aile var olduğu süre içerisinde tipik değişimler gösterir. Zaman zaman da dengesini kaybeder. Ailedeki bu aşamalar ve geçiş dönemlerindeki bireyler arası’’güç dengesi’’ ve ilişkilerdeki değişimler, çocukta ergenlik dönemi gibi krizler ve dışarıdan gelen tüm değişiklikler semptomların ve sorunların ortaya çıkışında rol oynayan önemli faktörlerdir. Çeşitli nedenlerle stres altında kalan ailede krizler ve semptomlar ortaya çıkar. Stres ve aile çatışmaları  ailedeki dengeyi sarsarlar.(Kılıçarslan,2006)

Aile ve evlilik kurumu,boyutları ve içeriği değişime uğramakla birlikte insanlık tarihi boyunca evrenselliğini ve toplumun temel birimi olma özelliğini korumuştur.Aile ve evlilik kurumunun özellikleri,içinde bulunduğu toplumun sosyal yapısına göre farklılıklar göstermektedir.Ailenin bu özelliğine karşın tüm toplumlarda büyük benzerlik gösteren yedi temel işlevi vardır.Bunlar,üremek,ekonomik gereksinimleri karşılamak,statü sağlamak,

çocukların eğitimini planlamak,din eğitimi vermek,boş zaman etkinliklerini gerçekleştirmek,aile üyelerinin birbirlerini korumaları,karşılıklı sevgi ortamı yaratmak ve cinsel doyum sağlamak gibi işlevlerdir. (Özgüven,2001)

Sosyolojik olarak Engels materyalist bakış açısıyla aileyi, toplumsal eşitsizliğin temel kaynağı olarak göstermiş ve ailenin yoksulluğu, zenginliği ve birtakım ayrıcalıkları nesilden nesile aktardığını ifade etmiştir. Daha sonraki yıllarda Ogburn ailenin, insan hayatındaki göz ardı edilemeyecek biyolojik, sosyolojik, psikolojik ve ekonomik ihtiyaçları karşılayan Fonksiyonları şu şekilde açıklamıştır: (Bozkurt;2005)

• Neslin Devamı(Reproduction): Toplumun kendi varlığını sürdürebilmesi için aile neslin devamını sağlar.

• Koruma (Protection): Diğer canlılardan farklı olarak insan yavrusu çok uzun süreli bir bakım ve ekonomik güvenliğe gereksinim duyar. Çocukların bu gereksinimleri aileler tarafından karşılanır. Bütün kültürlerde aile bu konuda nihai sorumludur.

• Toplumsallaşma(Socialization): Ebeveynler ve diğer akrabalar, çocukları gözetirler;onlara normları, değerleri ve kültürü aktarırlar.

• Cinsel Davranışın Düzenlenmesi(Regulation of sexual behavior):Cinsel normlar toplumdan topluma değişebileceği gibi aynı toplum içinde zamanla da değişebilir. Ancak aile bu konuda bir düzenleme getirir.

• Sevgi ve Arkadaşlık(Affection and companionship):İdeal bir aile,mensuplarına sıcak ve şefkatli bir ortam sağlar. İnsanlar kendilerini aile içinde güvende ve m utlu hissederler.

• Toplumsal Statü Sağlanması(Providing of social status) Bizler ailemizin geçmişinden gelen belirli sosyal statüleri miras olarak alırız. Ailenin imkanları,çocuğun daha sonra  alacağı eğitim dahil bir çok konuda belirleyici olacaktır (.Schaefer,R.T.;Lamm,R.P;Sociology New York:Mc Graw-Hill, 1995 s.365 ).

Aileyi kendi içerisinde yapısı ve amacı doğrultusundaki işlevleriyle üç alanda psikolojik, sosyal ve ekonomik bir sistem olarak tanımlayabiliriz (Prof. Dr. Gürhan Can;2004; sf,13)

Sağlıklı Ailelerin Özellikleri:

1-Bireyleri kişilik gelişimini tamamlamış, kendilerinden hoşnut, kendine güvenen, yaratıcı ve üretkendir.

2-Aile üyeleri arasında karşılıklı güven, sevgi, dürüstlük ve içtenlik vardır.

3-İletişim olumlu kalıplar kullanılarak yapılır.

4-Rol dağılımı, yaşa, cinsiyete, toplumun değer yargılarına ve beklentilere uygundur.

5-Tüm kararlar ortak katılım ile alınır, esnektir, gerekirse değiştirilebilir.

6- Eşler arasında olumlu bir cinsel ilişki vardır (Fatih KILIÇARSLAN;2008-Aile terapisi ders notları).

Vildan Sezgin/ Davranış Bilimci