Alkol ve alkol dışı madde kullanımı çağımızın en önemli toplumsal ve sağlık sorunlarından biridir. Bu sorun, yalnızca madde kullanan bireyi değil o bireyin içinde yer aldığı aileyi, ailenin parçası olduğu toplumu da etkilemektedir (Doğan, 1998). Toplumun her kesiminde yaşanabilen bir sorun olan madde kullanımında ergenlik dönemi özel bir önem oluşturmaktadır. Arkadaş grubuna, ebeveyne bağlı etkenler; biyolojik, kalıtsal ve sosyal etkenler ergenlerde madde kullanımına neden olmaktadır (Ögel, 2003). Ergenler, madde kullanımı sonucunda ruhsal, fiziksel ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Madde kullanımı ile ilgili ciddi fiziksel, ruhsal ve sosyal sorunlar yaşayan ergenler, madde bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olması nedeniyle tedavi programlarından yararlanabilmektedirler (Çoşkunol, 1998). Dünyadaki tedavi programlarının ilk amacı kişinin ayıklık süresini olabildiğince uzun tutmaktır (Shuckit, 1994). Dolayısıyla da tedavi başarısı için ölçüt kişinin madde kullanmaya başlayıp başlamaması değil, ne kadar süre ayık kaldığıdır. DSM-IV-Tr 12 ay veya daha uzun bir süre içinde kişide bağımlılık ya da kötüye kullanım kriterlerinin hiç karşılanmamasını “kalıcı tam remisyon” ölçütü olarak vermiştir. Bu nedenle bir tedavi programının başarısı için ölçüt en az 12 aylık bir süre kişinin ayık kalabilmesi olarak belirlenebilir.
Ankara Amatem’de Bağımlılık Tedavisi Gören Ergenlere Yönelik İzleme Çalışması (PDF Formatında)
Comments