Her yıl artan ve yaş sınırının 18’in altına düştüğü madde bağımlılığı Başakşehir’de de yayılmaya başladı. Özellikle 1.Etap ve Sular Vadisi çevresinde gençlerin  bir takım madde kullandığı  gazetemize gelen şikâyetler arasında. Aileder Yönetim Kurulu Başkanı ve Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçarslan, “Bir anne ve babanın kendi soyadını nasıl ezberlediyse, uyuşturucu bağımlılığının etkilerini,  meydana getirdiği değişikliği de gözlemleyebilecek bilgiye sahip olmalı” dedi.

Sizi tanıyabilir miyiz? 1995 yılından bu yana Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde görev yapıyorum. 18 yaş altı çocukları ve ergenleri kapsayan uçucu madde bağımlılığı biriminin ilk sosyal hizmet uzmanıyım. 2004 yılında kadar bu birimde ve hastanenin diğer psikiyatri bölümlerinde çalıştım. 2004 yılından 2011 yılında kadar hastanenin başhekim yardımcılığını yaptım. 2010 yılından sonrada Psikiyatri bölümünde sosyal hizmet uzmanı olarak görevimi sürdürmekteyim ve Onurkent’te oturuyorum.

Başakşehir’in madde bağımlılığındaki yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başakşehir hızla gelişen ve değişen bir ilçe.. Özellikle siteler üzerinden bir konut politikası yürütülüyor. Bir belde sürekli göç alıp toplumsal yapı yeniden organize ediliyorsa burada bir takım sosyal problemlerinden beraberinde gelmesi demektir. Kısacası her bir değişim aslında bir kriz faktörüdür. İstanbul özellikle ciddi göç alan bir bölge. Sosyal problemler illa ekonomik düzeyi düşük alt kesim insanları kapsamaz. Bu tip sorunlar toplumun her kesimi kapsar. Herkesin karşı karşıya kalabileceği bir problemdir. Başakşehir’de de gelişime bağlı olarak bir takım sosyal problemler meydana geliyor.

Yeterli çalışma yapılıyor mu?

Başakşehir’de değişen sosyolojik bir yapı var. Eskiden mahallede yaşarken komşularımızla manevi ve sosyal ilişki içerisindeyken apartmanlarla komşuluk ilişkilerimizi zayıflattık. Toplum birbirini kontrol etme gücünü yitirdi. İnsanlar yalnızlaşıp bireyselleşti ve sorunlarıyla baş başa kaldı. Eğer bu sorunları çözebilecekleri destek hizmetleri yoksa o aile sorunları ile tek başına boğuşuyor. Aile içi kriz ve çatışmalar ortaya çıkıyor. Başakşehir’de bu tür hizmetlerde yeterli düzeyde örgütlen ildiğini ve profesyonel anlamda çalışmaların yapıldığını söyleyemeyiz. Önemli hizmetler yapılıyor ama aileyi koruyacak destekleyecek rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmetlerini kurumsal düzeyde vermek için ekip ve kadro oluşturarak bu kadroyu yönetmek gerekiyor. Değişen toplum yapısına yeni bir  tasavvur modeli geliştirmeliyiz. Bu süreci açık söylemek gerekirse yönetemiyoruz.

Gençlik dönemi çok hassas bir dönem. Bu dönemde gencin ruhsal gelişiminde ailesiyle arasında sorunlar yaşanabiliyor. Kriz dönemlerinde uyuşturucu tacirlerini ağlarına çekmeleri gençleri uyuşturucuya alıştırmaları kaçınılmaz oluyor. Ruh ve sinir hastalıklarında çalışırken 2 binli yıllarda madde kullanan bir çocuk Fatih Caddesi üzerindeki simit kafelerinde açıktan uyuşturucu satışını yapıldığını söylüyordu. Bunu hiç unutmuyorum.

Anne ve baba ne yapmalı?

Gençlerimizi alkol ve madde bağımlılığından koruyucu, önleyici hizmetleri yaygınlaştırmamız gerekiyor.   Temeli aileleri bilgilendirme ve bilinçlendirmedir. Aile içi seminerler veriyorum. Konuşmamda hep şunu söylemişimdir. “Anne ve baba kendi soyadını nasıl ezberlediyse, uyuşturucu bağımlılığının etkilerini, meydana getirdiği değişikliği de gözlemleyebilecek bilgiye sahip olmalı. Problemler çok daha fazla büyümeden bunun önlemeni almak gerekiyor. Elbette en temel koruyucu hizmet anne ve babaların çocuklarıyla sağlıklı ilişki kurabilmeleri için iletişim ve iletişim becerileri eğitimi almasıdır.

Madde bağımlılığında artış yaşanıyor mu?

Afganistan gibi yerlerde üretilen uyuşturucu transit yol olan Türkiye üzerinden Avrupa’ya pazarlanıyor. Dolayısıyla Türkiye uyuşturucu ticaretinin bir geçiş merkezi. Avrupa’da üretilen sentetik hapların en son durağı da Türkiye.  Bulunduğumuz konum uyuşturucunun güzergahının tam kalbi. İstatistik yok ama Başakşehir’de her geçen yıl madde bağımlılığının arttığımı söyleyebilirim bir uzman olarak. 1998’li yıllarda çocuk ve ergen madde bağımlığı birimine ayda 8-9 çocuk gelirdi. Geçtiğimiz günlerde poliklinik hemşiresine sordum ve bir günde 30 civarında çocuğun geldiğini söyledi. Ufak bir hesaplama yaptım yıllık İstanbul’da 2 bin civarında çocuk madde bağımlısı teşhisi konuluyor.

Bağımlılıktan tedaviyle kurtulmak mümkün mü?

Bağımlı olmuş bir kişinin ömür boyu tedavi altına tutulması gerekir. Yoksa bazı unsurlar madde bağımlılığına başlama sebebi olabilir. Bağımlı olmadan önce koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi yaygınlaştırmalıyız. Bağımlı olmuş çocuklarımızı da damgalayıp  etiketlemeden toplumun içerisine kazandırabilecek bir irade ortaya koymalıyız. Yönetimlerin ve STK’ların perspektifinde toplum hizmetleri vardır. Anne ve baba ne kadar muhafazakar değerlere sahip olsun çocuğuyla sağlıklı bir iletişim kuramamışsa o çocuğun bağımlı olma riski vardır. Zaten bağımlılıkta bunun bir sonucu ortaya çıkar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Başakşehir STK Platformu üyesiyiz. Bizim misyonumuz dermek olarak önemseniyor. Ancak bu çalışmalar yerel yönetimlerle birlikte oluşturulabilir. STK ekonomik olarak hizmetleri gerçekleştirmeleri mümkün değil. Bizim böyle bir talebimiz var. Yerel yönetimin dernek olarak vizyonumuzu ve misyonumuzu destekleyebilecek kurumsal hizmetleri Başakşehir’in en ücra köşesine kadar ulaştırmalıyız.  Böylelikle hem koruyucu ve önleyici hizmetleri yaygınlaştırırız hemde bağımlı gençlerimiz varsa onlara elimizi uzatırız. Onların bizimle iş birliği içerisinde hizmetlerimize katılarak rehabilitasyonuna katkı sağlarız.

Bilal KELEBEK