Aile Terapisi - Psikiyatrik Sosyal Hizmetler Skip to content

Archive

Category: Aile Terapisi

Aktüel Psikoloji olarak “Aile” dosya konumuzu içeren bir söyleşi hazırladık. Aileder Yönetim Kurulu Başkanı Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçaslan ile Toplumsal yapımızın daha sağlıklı ve işlevsel hale gelmesinde başat rol oynayan “aile kurumu” ve değişen toplumda “aile danışmanlığının” önemi hakkında konuştuk.

Aktüel Psikoloji: Toplumsal yozlaşmanın ileri düzeyde yaşandığı zamanımızda aile kurumumuz hasar görmüştür. Bu hasar çocuklarımıza da yansımıştır. Bu konuyu incelersek neler söyleyebiliriz.

Fatih Kılıçarslan: Şimdi ülkemizde aile kurumunu önemsiyorum. Bizi özellikle batı toplumlarında ayıran en önemli kurum aile kurumudur. Toplumsal değerlerimizin ifade edildiği aile kurumumuzla diğer kültür ve inançlardan farkımızı ortaya koyuyoruz. Aynı zamanda aile kurumumuz bizim bir zenginliğimizdir. Aileye baktığımızda ailenin bir eğitim veren kurum olma özelliğini görüyorum. Aile özellikle nesillerin yetişmesinde, çocukların hayata hazırlanmasında çok önemli bir işlev görüyor. continue reading…

Aile, her yönden etkileşim içerisinde olan yaşayan bir organizmadır. Nasıl ki bedenimizdeki bir sorun diğer organların ritmini, işleyişini ve fonksiyonelliğini etkilerse, ailede de durum aynıdır. Evliliğin ilk yıllarında, beklentilerin karşılanmaması durumunda yaşanan sarsıntı çiftler arasında düş kırıklığına neden olur.

Aile içi ilişkilerde uyum ve işbirliği sorunları, sevgiyi ve saygıyı ortadan kaldırır. Eşler arasında iletişim çatışmaları yaşanır. Değişim esnekliğini yitirmiş, anlamak yerine birbirleri üzerinde baskı kuran eşler, çatışmayı kronikleştirerek çözümü boşanmada bulurlar.

Evlilikler binde 6 azaldı, azaldı, boşanmalar binde 16 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 yılı verilerine göre; evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0,6 azaldı, kaba evlenme hızı ise binde 7,89 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artarak 125 bin 305’e yükseldi. Kaba boşanma hızı ise binde 1,65 olarak gerçekleşti. Boşanmaların yüzde 43’ü ise evliliğin ilk 5 yılında görülüyor.

TÜİK, 2013 yılı evlenme istatistiklerini açıkladı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzey’e göre; 2013 yılında en yüksek kaba evlenme hızı binde 8,63 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görüldü. Bu bölgeyi binde 8,49 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi ve binde 8,47 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi izledi. En düşük kaba evlenme hızı ise binde 6,78 ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde görüldü. continue reading…

Kadına yönelik şiddet tüm toplumlarda yaygın bir sosyal sorun olarak varlığını devam ettirmektedir. Aile içinde yaşanan şiddet olaylarında ise genellikle mağdur kadına yönelik müdahaleler uygulanmakta, şiddeti ortaya çıkaran aile yapısı üzerinde durulmamaktadır. Halbuki aile karşılıklı ilişkiler ağından oluşan dinamik bir sistemdir ve şiddet gibi iç dengesini bozan ciddi bir sorunla karşılaştığında bütüncül bir müdahaleye ihtiyaç duymaktadır. Ailenin bozulan işlevselliğinin onarılmasında aile terapisinin pozitif katkı sağladığı görülmektedir. Aile terapisi yaklaşımında şiddet mağduru kadar, şiddet uygulayan ve şiddetten etkilenen diğer aile üyelerinin de katılımıyla ailedeki dengeyi ve uyumu bozan unsurlara bütüncül bir müdahale imkanı bulunmaktadır. continue reading…

Hürriyet Gazetesi’nden Ayşegül DOMANİÇ YELÇE Yaratıcı Sanatlar Terapisi alanının en önemli öncülerinden biri olan ve aynı zamanda ödüllü belgesel yapımcısı Robert J. Landy ile keyifli bir söyleşiye imza attı. Birbirinden güzel soruların ve doyurucu açıklamaların yer aldığı Röportajdaki ayrıntılar şöyle: Merhabalar sevgili okurlar. Tüm dünyada uzun yıllardır uygulanan ve ülkemizde yeni tanınmaya başlanan Yaratıcı Sanatlar Terapisi, dans-hareket, müzik ve resim gibi çeşitli sanatlar aracılığı ile bireylerin kendi içsel güç ve potansiyellerini keşfetmelerini sağlıyor. İnsanların farkındalıklarını arttıran, yaşamlarında istedikleri yönde değişim ve dönüşüm sağlayabilmeleri için gereken cesareti kazandıran Yaratıcı Sanatlar Terapisi, Türkiye’de ilk kez ve sadece Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı tarafından uygulanıyor. continue reading…

Her değişim, beraberinde kimlik ve kişilik çatışmasını getirir. Günümüzde kendine yabancılaşmış birey, kimlik ve kişilik erozyonuna uğramış bunalımlı bir insandır. Bireylerin gelişim, kişilik ve uyum sorunları beraberinde sosyal sorunlara neden olur. Sosyal sorunlar toplumsal/kültürel çatışma ve sosyal çözülmeye yol açarak bir yandan refah düzeyi yüksek bir toplum içinde giderek artan problemli kişiler üretmektedir. Böylece toplumsal yapımızda kendi kendine gelişmekte olduğu “modern alt kültür kavramı”  bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Modern alt kültür, toplumun genel ve çoğunluktaki kültürel değerlerinden farklı uçta çatışmalı öfkeli yabancılaşmış ve yozlaşmış bir kültürü ifade eder. Farklı değerlerden ziyade değerlerden yoksunluğu belirtir ve günümüzde giderek büyümektedir. Madde ve uyuşturucu bağımlılığı, şiddet, fuhuş, anti- sosyal davranışlar, kural tanımazlık gibi özellikleriyle giderek yaygınlaşan bir modern alt kültür özellikleri oluşturur. (Kılıçarslan, 2010) İç göçle birlikte oluşan yeni şehir merkezleri barınma, eğitim, sağlık ve işsizlik sorunları aile kurumunu olumsuz etkilemiştir. Üretim araçlarında farklılaşma ve karı-koca arasındaki rol paylaşımı değişmesine paralel aile içi çatışmalar artmış beraberinde boşanmalara yol açmıştır. continue reading…

5253 Dernekler Kanununa uygun olarak 05 Ekim 2011 tarihinde kurulan İstanbul Aile Araştırmaları Eğitimi ve Danışmanlığı Derneği (AİLEDER)  Uluslararası Aile Haftasında Salı Aileder eğitim programı katılımcılarına sertifikalarını verdi. 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü, aile dinamiğini güçlendirmek ve aile’nin merkezde olduğu sorunlara dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bu etkinlikler kapsamında 6 aylık periyodik seminer dizisine katılan katılımcılara sertifikalarını vermek amacıyla AİLEDER 14 Mayıs günü etkinlik düzenledi. AİLEDER  toplumumuzda sağlıklı, mutlu, bilinçli aileler oluşmasına, yetişkinlerin çocukları, eşleri ve komşuları ile ilişkilerini geliştirmeleri mutlu ve kent yaşantısına uyumlu bir yaşam sürdürmelerine katkıda bulunmak amacıyla kurulan derneğimiz sağlıklı aile ve güvenli toplum yapısına katkı sumak amacıyla “Temel Düzeyde Aile Ruh Sağlığı Eğitim Programı” düzenlemiştir. continue reading…

Londra Üniversitesi Psikiyatri Enstitüsü’nden Aile Terapisi alanında Yüksek Lisans yapan Aile Terapisti İrem BRAY AİLEDER’in konuğu olarak 4 Şubat 2013′te Online Terapi konusunda sunum yapacak. Aile içi iletişim sorunları başta olmak üzere, çocuk ve ergenlerle ilgili her türlü sorunun çözüm bulmak amacıyla 17 uzman bir araya gelerek kurduğu İstanbul Aile Araştırmaları Eğitim ve Danışmanlığı Derneği (AİLE- DER), ‘Online Yöntemle Aile Terapisi’ semineri verecek. Seminerde ‘Online Yöntemle Aile Terapisi’ hakkında bilgiler verilecek. Londra Üniversitesi Psikiyatri Enstitüsü’nden Aile Terapisi alanında Yüksek Lisans yapan Aile Terapisti İren Bray AİLEDER’in konuğu olarak 4 Şubat 2013′te Online Terapi konusunda sunum yapacak. Sunumda katılımcılara ‘Online Yöntemle Aile Terapisi’nin ne olduğu hakkında bilgiler verilerek önemi anlatılacak. AİLEDER’in Fatih Koca Mustafapaşa’daki genel merkezinde 4 Şubat Pazartesi günü düzenlenecek olan seminer ücretsiz olacak. continue reading…

Postmodern düşünce modernist düşünceye bir tepki olarak doğmuştur. Postmodern düşünce nesnel gerçeklik ve mutlak bilgiyi reddeder. Postmodernizm öznel bakış açısıyla doğrunun göreceli olduğunu ve birden fazla doğrunun olabileceğini savunur. Modernist bakış, insanların bazı nesnel normlardan uzaklaştıklarında bir sorunla karşılaşacaklarını ve bunun için terapiye ihtiyaç duyacaklarına inanmaktadır. Yani insanlar ruhsal durumları normalin altına düştüğünde depresyona gireceklerdir. Üzüntüleri normal sınırlarını aştığı için normal dışına çıkmaktadır. Danışmanların görevi ise normal dışına çıkmış olan bu danışanı, terapötik yardım becerileriyle normal hale getirmektir. Modern paradigma çerçevesinde sürdürülen danışma yaklaşımlarında, sürekli sorun üzerinde konuşulur. Sorun ne zaman başladı, nasıl ortaya çıktı? Sürdüren nedenler nelerdir? gibi sorular üzerinde konuşularak çözüm önerileri bulunmaya çalışılır. Oysa postmodern terapilerde sorun değil, doğrudan çözüm üzerinde durulur. continue reading…

İslam Dünyası STK’ları Birliği (İDSB) 21 Ocak 2012 tarihinde İstanbul İli’nde “Aileye Bakış” adlı I. Aile Çalıştayı’nı gerçekleştirdi. Türkiye’den ve diğer ülkelerden akademisyen, uzman ve gönüllülerin katıldığı çalıştayda aile sorunları tartışıldı ve yeni çözüm önerileri sunuldu. Çalıştayda; 1. Aile konusunda yapılan çalışmaların koordinasyonu ve uluslararası alana taşınması, 2. Ailede erkeğin rolü, 3. Ailede şiddet, 4. Töre cinayetleri konuları ele alındı. Özellikle ailede erkeğin rolü konusuna vurgu yapılarak ailenin kadın ve erkeğin ortak katılımına dayanan bir bütün olduğu ifade edildi. “İnsanlar çift yaratılmıştır; fıtraten farklı (fizyolojik, biyolojik ve psikolojik açıdan) yaratılmakla beraber, birbirini bütünlemektedir. Bu bir eksiklik olarak algılanmamalıdır. Aile bir bütündür, ben değil biz kavramı önemlidir. continue reading…

Şema kavramı, kişinin kendisini ve diğer insanları ve dünyayı anlamlandırdığı, tanımladığı, değerlendirdiği zihinsel yapıyı ifade eder. İnsan bu temel zihinsel yapıyı doğduğu andan itibaren oluşturmaya başlar. Şemaların oluşumunda kişinin temel yaşantıları, etrafındaki insanların ona karşı tutumları, kurduğu ilişkiler, öğrenmeleri vb. son derece önemli rol oynar. Oluşan bu yapı(lar) zamanla kişinin davranışlarına yön verir ve bir anlamda hayatını şekillendirir. Şemalar olumlu ve gerçekçi içeriklere sahipse kişi çok fazla problem yaşamaz; ancak şemaların olumsuz ve yanlış içeriklere sahip olması psikolojik problemlerin oluşumuna zemin hazırlar. Şema kavramı Şema Terapi literatüründe olumsuz olan ve uyum bozucu şemalar için kullanılır. Mesela çok fazla eleştirilen, yetersiz bulunan, aşağılanan bir çocuk kendisiyle ilgili bir kusurluluk algısı geliştirebilir ve yetişkinliğinde de kendini şu ya da bu şekilde bir kusura sahip olarak algılayabilir. Bu kusurluluk algısı, çirkinlik, beceriksizlik, yetersizlik vb. noktalarına odaklanabilir. continue reading…