Skip to content

Archive

Category: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı

Aile kurumunun en temel fonksiyonu; toplumumuzun birlikteliğinin ve bütünlüğünün korunması, güçlendirilmesi, çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasıdır. Eşler arası iletişim sorunları, aile içi yaşanan çatışmalar ve boşanmalar nedeniyle ilgiye, sevgiye, bakıma muhtaç çocuklarda stres faktörüne yol açmakta, uyum ve davranış sorunları gösteren çocukların sayısı hızla artmaktadır.

Çocukta şiddet eğilimi ve davranışları nasıl oluşur?

Çocuğun şiddet tutumu ruh sağlığında sorundur. Çocuğun rol modeli ebeveynlerinin şiddet içersindeki davranış kalıplarını gözlemleyerek içselleştirmesi ve taklit yoluyla öğrenmesiyle çocuk şiddet davranışları ortaya koyar. Aile içi ilişkilerde ihmal, istismar ve şiddet içersinde yetiştirilen çocuk psikososyal gelişim evrelerinde kişilik, duygusal, sosyal gelişimi açısından uyum ve davranış sorunları gösterir. Çocuk ergenlik sürecinde akran grubu içersinde iletişim güçlükleri çeker, ebeveynlerinden modelleme ile edindiği şiddet davranışlarını arkadaşlarına gösterme eğilimindedir. continue reading…

Eğitim yılının sonuna gelirken, çocuklarımızın yıl boyu performansları karne notu ile değerlendirilir. Her anne-baba çocuğunun başarılı olmasını, yüksek not almasını beklentisi içersinde çocuğun başarılarına sevinir, mutlu olur ve gurur duyar. Öncelikle karnede iyi notlar üzerinde durularak olumlu duygular çocukla paylaşılmalıdır. Takdir edilmeli, onay verilmeli ve gelecek yıllarda daha başarılı olacağı yönünde cesaretlendirilmelidir. Çocuklarının düşük notlarına odaklanan ebeveynler, yakın çevre karşısında küçük duruma düşme kaygısıyla derin utanç duygusu yaşayarak başarısızlıktan çocuklarını sorumlu tutabilir. Böylece kızgınlıkla çocuğunu suçlayıcı, yargılayıcı, aşağılayıcı sözel ve fiziksel şiddet uygulayabilirler. Çocuklarının yetersiz, beceriksiz olduğunu düşünerek çocukları üzerindeki baskıyı arttırabilirler. continue reading…

Çocuk ihmali ve istismarına yaklaşım konusunda ilk tepki her toplumda inkâr şeklinde olmuştur. “Bizim toplumumuzda yok bu…  Başkaları yapıyorlar bunu…” şeklinde. Elli yıl önce Amerika’da da aynı şekilde bakılıyordu bu işe. Hatta 1874’de ilk çocuk istismarı vakasına yasal olarak yaklaşım Hayvanları Koruma Yasası’ndan yola çıkarak yapılabilmişti. Çünkü Çocukları Koruma Yasası diye bir şey yoktu. Çocuk ailenin malıydı, istediğini yapabilirdi. Ama Hayvanları Sevenler Derneği hayvanları koruma yasasını çocukları koruma yasasından önce geçirmişlerdi. Ve o yasadan yararlanarak çocuk ev hayvanı –‘pet’ diyorlar İngilizcede- olarak gösterilip, Ellian adındaki bir kızcağız ilk kez o yasadan yararlanılarak korunabilmiştir. Dolayısıyla bizim toplumumuzdaki bu inkâr mekanizması sadece bize özgü bir şey değil. “Biz de yok, Trabzon’da yok ya da benim mahallemde yok, ya da benim ailemde yok” diyen herkesin biraz daha açık düşünerek, “ya ben nereden biliyorum olmadığını?” sorusunu kendisine sorması gerekmektedir. Eninde sonunda herkes bu gerçeği görecektir, görmesi de gerekir. continue reading…

Türkiye’de yılda 7 bin çocuk istismara uğruyor. İstismarların yüzde 40′ı cinsel, yüzde 45′i fiziksel. İstismarcıların büyük bölümü ise amca, dayı, kuzen gibi en yakınlar. Uzmanlar ‘Çocuğunuz altına kaçırıyorsa, aşırı korku, uyku, davranış bozukluğu başladıysa mutlaka dikkate alın’ diyor. Hekimlerin ve sosyal hizmet uzmanlarının oluşturduğu ‘Çocuk İstismarı Komisyonu’, Türkiye’de yılda 7 bin çocuğun cinsel ve fiziksel istismara uğradığını, istismarın genelde amca, dayı, kuzen gibi en yakın insanlardan geldiğini tespit etti. Ailelerin büyük çoğunluğunun bu istismarların farkına varmadığını belirten uzmanlar uyarıyor: Çocuklarınıza kulak verin, çığlıklarını dinleyin…
İzmir’deki komisyonun üyelerinden Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanı Arda Tomba ulaştıkları bilgileri AKŞAM’a anlattı. Sadece Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde, adli vakalar hariç, toplam 140 ‘çocuk istismarı’ vakası tespit edildiğini belirten Tomba, Türkiye genelinde bu rakamın yılda 7 bine ulaştığını belirtti. Ancak fark edilmeyenler ile fark edilse bile gizlenenler de dikkate alındığında ortaya bir dehşet tablosu çıkıyor. continue reading…

Çocuk istismarının sebepleri nelerdir? İnsanlar niçin bunu yapıyorlar?

Çocuğun gelişiminde en temel sorumluluk ebeveynlerin çocuklarına sağlıklı rol ve model olmalarıdır. Eğer bu süreçte aksaklık meydana geliyorsa, karı-koca iletişim çatışmaları içersinde, ilişkilerinde uyum sorunları yaşıyorlarsa ortaya çıkan sorunlar çocukta stres faktörüne yol açmaktadır. Özellikle ebeveynlerin otoriter-baskıcı, koruyucu-bağımlı tutumları çocuğun özgüvenin gelişiminde, benlik saygısının oluşumunda aksaklık meydana getirecektir. Kendine güvenmeyen, benlik saygısı gelişmemiş çocuk bağımlı ilişkilere açık olabileceği gibi, kişilik patolojisi içersindeki bireyler tarafından ihmal ve istismar gösterilmeye açık hale geleceklerdir. continue reading…

İçinde yaşadığımız toplumda gençlerin ruhsal gelişim sorunlarında hızla artış yaşanmaktadır Gençlik sorunların temelinde ebeveynleriyle yaşanan iletişim çatışmalarında, akran gruplarıyla yaşanan ilişki güçlüklerinde,  sokak çocuklarının oluşmasında ve madde bağımlısı olmalarının arkasında sağlıksız, patolojik aile dinamikleri yatmaktadır… Yeni yapılan uluslararası bir çalışma, ergenlik dönemi ya da yetişkinliğin ilk yıllarındaki ölümlerin, çocuk ölümlerini geçtiğine işaret ediyor. Tıp dergisi Lancet’ta yayımlanan araştırma kapsamında, gelir düzey iyi, orta ve düşük 50 ülkenin 50 yıllık verileri incelendi. Sonuçlar, ölüm oranlarının genel olarak düştüğünü gösteriyor. Son 50 yıl içinde bulaşıcı hastalıklardan ölümlerin düşmesi 1-9 yaş grubundaki çocukların ölüm oranı yüzde 90 azaldı. Buna karşılık yaşları 15-24 arasında değişen gençlerin ölüm oranları 1-4 yaş grubundakilerden üç kat fazla. Üstelik bu ölümlerde şiddet, intihar ve kazaların payı giderek artıyor. continue reading…

Çocuğun cinsel istismarı, bir çocukla yetişkin (ya da diğer bir çocuk) arasındaki çocuğun fail ya da gözlemcinin seksüel dürtüyle kullanıldığı her türlü etkileşimdir. Cinsel istismar dokunma davranışları içerebildiği gibi dokunma davranışları içermeden de gerçekleştirilmiş olabilir. Dokunma cinsel organlar, göğüs, kalça, oral-jenital ya da cinsel temas olabilir. Dokunmadan olanı çocuğun çıplak bedenini seyretme, teşhir, ya da çocuğu pornografiye maruz bırakma (pornografik içerikli resim film vs gösterme). İstismarcı çoğu zaman fiziksel güç kullanmaz, ama oyun kullanabilir, hile yapıp kandırabilir, korkutabilir, çocuğun sessiz olması, kimseye söylememesi için çeşitli tehdit yollarını kullanabilir. continue reading…

İstismar şüphesi ile çocuk ve ergenlerle görüşme yapmak, klinik deneyim ve uzmanlık gerektiren özel bir alan olmakla beraber çocuk ve ergenlerle çalışan hekimler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, psikolojik danışmanlar/rehber öğretmenler ve emniyet görevlileri temel prensipler üzerinden hareketle ön değerlendirme düzeyinde gerçekleştirilebilecekleri bir iştir.

Temel bilgiler ışığında çocuklarla mülakatın iki hedefi olmalıdır:

1.Olası istismara dair en güvenilir ifadeye ulaşmak,

2. Çocuğun yaşı, bilişsel, zihinsel ve duygusal gelişimi ile sosyodemografik özellikleri ve kültürel faktörler ile ilgili derinlemesine bilgiyi edinmek.

Çocuklarla yapılacak görüşmelerin başarılı olabilmesi ve hedeflenen bilgilerin elde edilebilmesi için öncelikle çocuğun gelişim basamaklarını çok iyi tanıma ve uygun görüşme tekniklerini bilme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. continue reading…

Gençlik dönemi yaşanan sorunlarını anlamada, tanımlamada sağlıklı teşhisler koymak için o gencin nasıl bir evreden, süreçten geçtiğini iyi anlayabilmek gerekmektedir. Gençler ergenlik döneminde duyguları inişli çıkışlıdır, duygu durumunda çok sık değişiklikler olur. Bazen öfkelenir bazen de içine kapanır. Karamsar, gelecek kaygısı içinde olabilir. Hayatta sorumluluklar almaya başlar. Fiziksel değişiklikler, genç kız – genç erkek için gerilim ve stres faktörüdür aynı zamanda. Birey, bu dönemde anne babasından ayrı bir varlık, farklı kişi olduğunu hisseder. Bir başkasına benzemeye çalışabilir, modelleri vardır. Genç sosyal varlık olur, aile dışına çıkarak toplumsal ilişkilerini geliştirmeye başlar, arkadaş grubuyla etkileşime girer. Cinsel kimlik gelişmeye başlar. Çocukluktan gençliğe geçiş kademesidir. Özellikle kişilik, kimlik, sosyal gelişimi oluşur. Kimlik, kişilik derken, erkek ve kadın olarak cinsel bir kimlik kazanıyor, ya da kişilik olarak değerleri oluşmaya başlıyor, annesinden babasından farklı düşünebiliyor. Sosyal açıdan ailesi dışında arkadaşları önem kazanmaya başlıyor. continue reading…

Gençlik Sorunları: Gençlik sorunlarının temelinde, aile içindeki iletişim problemleri vardır.  Anne-baba, çocuk arasında değil, karı-koca arasında da iletişim çatışmaları sorunlara neden olmaktadır. Temel faktör, problemlerin karı-kocanın gerekli uyum, işbirliğini, koordinasyonu kendi aralarında sağlayamamalarıdır. Anne-babanın güvenli duruşu, çocukları için sağlıklı rol ve model olmaları, güzeli-iyiyi aile içerisinde hep güçlü bir şekilde temsil etmeleri gerekir. İngiltere’de bir araştırma yapılmış, hangi aileler mutlu hangi aileler mutsuz diye; mutsuz ailelerde aile üyelerinin birbirlerine karşı kullandıkları kelimelerin, cümlelerin olumsuz-kötü sözler, hakaretler, aşağılayıcı durumlar olduğunu tespit etmişlerdir. Mutlu ailelerde ise yaklaşımların, sözlerin olumlu, onaylayıcı ve takdir cümleleri olduklarını tespit etmişlerdir. Eğer bir ebeveyn çocuğuyla güçlü ve güvenli bir bağ, sevgiye dayalı iletişim kurmuşsa, gencin arkadaşların içinde toplum içinde endişe edeceği bir şey yoktur. Çünkü genç, ailesi ile oluşturduğu güçlü bir şekilde kurulan güven bağı ile arkadaşları ve toplum içerisinde güvenli duruşunu sürdürür. continue reading…