Genel - Psikiyatrik Sosyal Hizmetler Skip to content

Archive

Category: Genel

Röportaj; Umut Yanardağ

U.Y: Kendinden bahseder misin?

Fatih Kılıçarslan: Fatih Kılıçaslan sosyal hizmet uzmanıyım, Ankara Beypazarı doğumluyum 1992 Hacettepe Sosyal Hizmetler Yüksekokulu mezunuyum.

U.Y : Kaç yılında başladın

Fatih Kılıçarslan: Sivil toplum çalışmalarına üniversite yıllarında başladım, öğrenci faaliyetlerinde öğrenci organizasyonlarında yer aldım özellikle öğrencilerin bir araya gelmesi grup içerisinde etkileşim kurması, belli konularda organize olması öğrenciyken kadın ve aile dergisinde sokak çocukları  ile  özellikle sosyal hizmetin çocuk sorunu kadın sorunu aile sorunu ile ilgili makaleler yayınlamaya başladım, öğrenciler  ile bir araya gelip sosyal çalışmalar yaptık. Mesela il dışında bir araya gelip gezi organizasyonları yaptık. continue reading…

Mersin’de 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın öldürülmesini vahşice işlenmiş cinayet olarak değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, olayı insanlığın bittiği an olarak yorumladı. Dünyada bu gibi olayları engelleme merkezleri olduğunu ifade eden Tarhan, kadına yönelik şiddetin geometrik bir şekilde arttığını söyledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan Mersin’in Tarsus İlçesi’nde hunharca cinayete kurban giden Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın ölümünü Habertürk Televizyonu’nda Balçiçek İlter’e değerlendirdi. Tarhan canlı yayında şu değerlendirmelerde bulundu.

Bu cinayet insanlığın bittiği an!

Bu gerçekten çok vahşice işlenmiş bir cinayet. Masumane bir kişiye yapılan vahşice bir şey.  Bu insanlığın bittiği an. İnsana “en canavar varlık” diyebileceğimiz bir noktaya gelebiliyor insan. Şiddet suçlarında aile içi şiddet, çocuğa şiddet, yaşlıya ve kadına yönelik şiddetler var. Bir de cinsel şiddet suçları var. continue reading…

Günümüzde yapılan son araştırmalar temelde insandan başlayan ve onun yer aldığı tüm örgütleri etkileyen bir değişim ve dönüşüm yaşandığını göstermektedir. Her alanda faaliyet gösteren işletmeleri etkileyen bu değişim rüzgârından liderlik yaklaşımları da nasibine düşen payı almıştır. Bu çalışma, insanların hayata bakış açılarını değiştiren, her alanda olumlu, yapıcı değişimleri sağlayan hizmetkâr liderlik anlayışının, örgütler tarafından iyice anlaşılmasını ve benimsenmesini sağlamak amacıyla yerli ve yabancı literatür taraması sonucunda hazırlanmış bir çalışma olma özelliği taşımaktadır. Alıştığımız tüm insani özelliklerin ötesinde farklı özelliklere sahip, insanları etkileme gücü yüksek olan bu liderlik yaklaşımı konusunda yapılan tanımlayıcı, açıklayıcı çalışmaların yetersiz olduğunun görülmesi üzerine bu eksikliği gidermek amacıyla yapılan önemli bir çalışmadır. continue reading…

Postmodern düşünce modernist düşünceye bir tepki olarak doğmuştur. Postmodern düşünce nesnel gerçeklik ve mutlak bilgiyi reddeder. Postmodernizm öznel bakış açısıyla doğrunun göreceli olduğunu ve birden fazla doğrunun olabileceğini savunur. Modernist bakış, insanların bazı nesnel normlardan uzaklaştıklarında bir sorunla karşılaşacaklarını ve bunun için terapiye ihtiyaç duyacaklarına inanmaktadır. Yani insanlar ruhsal durumları normalin altına düştüğünde depresyona gireceklerdir. Üzüntüleri normal sınırlarını aştığı için normal dışına çıkmaktadır. Danışmanların görevi ise normal dışına çıkmış olan bu danışanı, terapötik yardım becerileriyle normal hale getirmektir. Modern paradigma çerçevesinde sürdürülen danışma yaklaşımlarında, sürekli sorun üzerinde konuşulur. Sorun ne zaman başladı, nasıl ortaya çıktı? Sürdüren nedenler nelerdir? gibi sorular üzerinde konuşularak çözüm önerileri bulunmaya çalışılır. Oysa postmodern terapilerde sorun değil, doğrudan çözüm üzerinde durulur. continue reading…

21 Nisan 2012 tarihinde Ankara’da düzenlenen bir toplantıyla, farklı illerden 92 STK’dan 180 kişinin katılımıyla Türkiye’nin ilk STK Aile Platformu kurulmuştur. “Aile konusunda proje ve politika oluşturulma sürecinde aktif rol üstlenerek küresel düşünüp, yerel ve özgün çözümler üretmek; başarılı çalışmaları uluslararası düzeye taşıyarak güçlü, sağlıklı aileler ve nesillerin yaşadığı bir dünyaya ulaşma” vizyonuyla yola çıkan Türkiye Aile Platformu (TÜRAP) aile değerlerini muhafaza etmek ve konuyla ilgili savunuculuk yapmak üzere faaliyetlerde bulunmayı hedeflemektedir. TÜRAP ülkemizde aile merkezli çalışmalar yapan STK’ların envanterini çıkarmak, bu kuruluşların iletişim bilgileri, faaliyet alanları, raporları ve projelerini diğer katılımcılara tanıtarak, iletişim, işbirliği, istişare imkanı oluşturmak için çalışmalar yapmayı planlamaktadır. continue reading…

Aile bir toplumun temel toplumsal kurumlarından biridir. Toplumu ayakta tutan temel öğelerdendir. Saygı sevgi, dayanışma, himaye ve ahlaki değerler ailenin geleneksel dayanaklarını meydana getirir. Aile biyolojik ilişkiler sonucu insan türünün sürekliliğini sağlayan toplumsallaşma sürecinin ilk ortaya çıktığı karşılıklı ilişkilerin belirli kurallara bağlandığı, o güne dek toplumda oluşturulmuş maddi ve manevi zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktaran biyolojik, psikolojik, ekonomik, toplumsal, hukuksal yönleri bulunan toplumsal bir birimdir. Ailenin sosyal örgütlenmenin temel birimlerinden biri hatta toplumun temel yapısı olduğu gerçektir. continue reading…

Psikiyatrik araştırmalara göre, çoğu insanın bilinçaltında, geride bıraktığı insanlara bir mesaj bırakmak ve onlara acı çektirmeyi düşünerek gerçekleştirdiği eylem, özellikle uzun süreli depresyon halindeki insanların çektikleri acıları dindirmek ve çaresizliklerine son vermek için düşündükleri çözüm yoludur. Çoğu kişi intihar etmeyi düşündüğü anda, gerçek çözümün bu olmadığının, hatta bunun bir çözüm olmadığının farkında olsa dahi, başka bir çıkış yolu göremediği için bunu uygun görür (İtü-sözlük). Ülkemizin kamuoyunu sarsan, annesinin vefatı üzerine dört kardeşin intihar girişimi, intiharın bireylerin yaşamı için tehdit oluşturmaya sürdürdüğünün en yakın somut örneğini oluşturuyordu. Kentin tanınmış simalarından Kahramanmaraş Barosu’na üye 64 yaşındaki Avukat Necdet Sağocak ile ikinci evliliğini Kahramanmaraş’ta yetişkin 4 kardeşin intihar etmesinin ardından “Anneye hastalık derecesinde düşkünlük” çıktı. Sosyal çevreleri olmayıp, avukat babayla da iletişimleri kopuk olan 4 kardeşin hayatta tek bağları olarak anneleri bir hafta önce ölen Neyran Sağocak’ı gördüğü ve “O ölürse biz de ölürüz” diyerek intihar ettikleri anlaşıldı. continue reading…

Peçete, peçete alan var mı diye bağırıyor bir yandan da soğuktan donmuş burnunu çekiyordum.  Her zamanki olduğu gibi yüzüme bakmıyordu gene vatandaş. Aslında bazıları bakmıyordu tam gözlerimin içine.  Nefret ve kinle. Bazıları da acıyla. Öyle bakan gözler o kadar yakıyordu ki canımı. Hele hele anne ve babasının elinden mutluca tutan çocuklar yok mu? O kadar yanıyor ki canım anlatamam. O zaman bende bakıyorum onlara. Ama onların bana baktığı gibi değil. İmrenerek, kıskançla. Öyle geçen günlerden biriydi bu pazar günüde. Fakat biraz farklıydı bu pazar günü. Gene bir çocuk gördüm anne ve babasının elinden mutluca tutan.

Tam benim önümden geçerken cüzdanını çıkardı çocuk. Sonra annesine dönerek:

-Anne para verebilir miyim çocuğa? Birden gözlerim parladı parladığı gibide söndü bu cevap karşısında:

-Hayır, olmaz kızım. Biz böyle dilencilere para vermeyiz. Haydi yürü. Ben dilencimi idim. Dilenci gibi mi gözüküyordum yoksa. O sırada küçük kızın sesini duydum. continue reading…

Hayatı bilgisiz yönetmek, sorunları çözümlemek mümkün değildir. Bilgili, tecrubeli, egitimli ve yeterince donanımlı olamazsak hayat bizi yönetir, sorunlar bizi yönetir, bunun sonucu faturası çok ağır olabilir. Hayat içinde kendimizi desteklememiz, donanımımızı geliştirmemiz gerekiyor.  Eğitim kurumlarında alınan eğitimle dışarıya çıkıp hayata atıldığımızda karşılaşacağımız durumlar aynı olmayabilir. Kendimizi sürekli yenileyip adapte olmamız gerekir. Mesela anne baba olduk, bununla ilgili bir eğitim veren kurum var mı? Çok az sayıda var fakat her kesim bundan yararlanamıyor. Eğitimli olan anne babalar, bunun ihtiyacını hisseden insanlar bu eğitimden faydalanıyorlar. continue reading…