Skip to content

Archive

Category: Genel

Aile bir toplumun temel toplumsal kurumlarından biridir. Toplumu ayakta tutan temel öğelerdendir. Saygı sevgi, dayanışma, himaye ve ahlaki değerler ailenin geleneksel dayanaklarını meydana getirir. Aile biyolojik ilişkiler sonucu insan türünün sürekliliğini sağlayan toplumsallaşma sürecinin ilk ortaya çıktığı karşılıklı ilişkilerin belirli kurallara bağlandığı, o güne dek toplumda oluşturulmuş maddi ve manevi zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktaran biyolojik, psikolojik, ekonomik, toplumsal, hukuksal yönleri bulunan toplumsal bir birimdir. Ailenin sosyal örgütlenmenin temel birimlerinden biri hatta toplumun temel yapısı olduğu gerçektir. continue reading…

Psikiyatrik araştırmalara göre, çoğu insanın bilinçaltında, geride bıraktığı insanlara bir mesaj bırakmak ve onlara acı çektirmeyi düşünerek gerçekleştirdiği eylem, özellikle uzun süreli depresyon halindeki insanların çektikleri acıları dindirmek ve çaresizliklerine son vermek için düşündükleri çözüm yoludur. Çoğu kişi intihar etmeyi düşündüğü anda, gerçek çözümün bu olmadığının, hatta bunun bir çözüm olmadığının farkında olsa dahi, başka bir çıkış yolu göremediği için bunu uygun görür (İtü-sözlük). Ülkemizin kamuoyunu sarsan, annesinin vefatı üzerine dört kardeşin intihar girişimi, intiharın bireylerin yaşamı için tehdit oluşturmaya sürdürdüğünün en yakın somut örneğini oluşturuyordu. Kentin tanınmış simalarından Kahramanmaraş Barosu’na üye 64 yaşındaki Avukat Necdet Sağocak ile ikinci evliliğini Kahramanmaraş’ta yetişkin 4 kardeşin intihar etmesinin ardından “Anneye hastalık derecesinde düşkünlük” çıktı. Sosyal çevreleri olmayıp, avukat babayla da iletişimleri kopuk olan 4 kardeşin hayatta tek bağları olarak anneleri bir hafta önce ölen Neyran Sağocak’ı gördüğü ve “O ölürse biz de ölürüz” diyerek intihar ettikleri anlaşıldı. continue reading…

Peçete, peçete alan var mı diye bağırıyor bir yandan da soğuktan donmuş burnunu çekiyordum.  Her zamanki olduğu gibi yüzüme bakmıyordu gene vatandaş. Aslında bazıları bakmıyordu tam gözlerimin içine.  Nefret ve kinle. Bazıları da acıyla. Öyle bakan gözler o kadar yakıyordu ki canımı. Hele hele anne ve babasının elinden mutluca tutan çocuklar yok mu? O kadar yanıyor ki canım anlatamam. O zaman bende bakıyorum onlara. Ama onların bana baktığı gibi değil. İmrenerek, kıskançla. Öyle geçen günlerden biriydi bu pazar günüde. Fakat biraz farklıydı bu pazar günü. Gene bir çocuk gördüm anne ve babasının elinden mutluca tutan.

Tam benim önümden geçerken cüzdanını çıkardı çocuk. Sonra annesine dönerek:

-Anne para verebilir miyim çocuğa? Birden gözlerim parladı parladığı gibide söndü bu cevap karşısında:

-Hayır, olmaz kızım. Biz böyle dilencilere para vermeyiz. Haydi yürü. Ben dilencimi idim. Dilenci gibi mi gözüküyordum yoksa. O sırada küçük kızın sesini duydum. continue reading…

Hayatı bilgisiz yönetmek, sorunları çözümlemek mümkün değildir. Bilgili, tecrubeli, egitimli ve yeterince donanımlı olamazsak hayat bizi yönetir, sorunlar bizi yönetir, bunun sonucu faturası çok ağır olabilir. Hayat içinde kendimizi desteklememiz, donanımımızı geliştirmemiz gerekiyor.  Eğitim kurumlarında alınan eğitimle dışarıya çıkıp hayata atıldığımızda karşılaşacağımız durumlar aynı olmayabilir. Kendimizi sürekli yenileyip adapte olmamız gerekir. Mesela anne baba olduk, bununla ilgili bir eğitim veren kurum var mı? Çok az sayıda var fakat her kesim bundan yararlanamıyor. Eğitimli olan anne babalar, bunun ihtiyacını hisseden insanlar bu eğitimden faydalanıyorlar. continue reading…