Skip to content

Archive

Category: Madde Bağımlılığı

Çocuk dünyaya geldikten sonra ebeveynlerinin çocuğuyla kurduğu iletişim ve tutumları çocuğun ruhsal gelişimini etkiler. Sağlıklı ebeveyn çocuğun doğumundan itibaren bireyselleşme ve bağımsızlaşma çabasını güvenli yaklaşımlarıyla destekler. Çocuk, koruyucu ve bağımlı ya da otoriter anne ve baba yaklaşımlarıyla yetiştirilir ise çocukta bağımlı ilişkilere açık hale gelir. Bireyin kumar bağımlılığı sorunu, ebeveynleriyle kurduğu bağımlı ilişkilerin sonucudur. Yeterli düzeyde sevgi görmeyen, bireyselleşme çabası desteklenmeyen, temel güven duygusu ve benlik saygısı gelişmemiş bireyler, eksik kalan duygusal ihtiyaçlarını zararlı alışkanlıklara yönelerek karşılamaya çalışırlar. continue reading…

2006 yılında, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, “Sağlıklı Gelecek Maddeye Değil Sevgiye Bağlı” adı altında bir kampanya başlatıldı. İKAD DER, bu ulusal kampanyaya destek vermek amacıyla 2006 yılında Uyma! Projesini geliştirdi. Farklı disiplinden akademik düzeyde uzmanların katılımıyla bir danışma kurulu oluşturuldu. Danışma Kurulu, kendi sahalarında eğitmen eğitimi seminer programı hazırladı. Oluşturulan yol haritasından sonra sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapıldı. UPG yetiştirildi. Davete icabet eden kuruluş temsilcileri yoğunlaştırılmış eğitime katıldılar. Eğitim sonunda yapılan sınavda başarılı olanlar, Uyma Proje Gönüllüsü(UPG) belgesini almaya hak kazandı. 2007 ve 2010 yıllarında iki eğitmen eğitiminde toplam 27+15 kişi, uyma proje gönüllüsü olma hakkı kazandı. Eğitmen eğitimi alan proje gönüllüleri sene içinde eğitimlerine “Gelişim Seminerleri” ile devam ettiler. continue reading…

Ülkemizde hızlı toplumsal değişim yaşanmaktadır. Her değişim, beraberinde kimlik ve kişilik çatışmasını getirir. Ülkemizde, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması, gecekondulaşma ve aile kurumunun parçalanmasına paralel olarak sosyal sorunlarda önemli bir artış gözlemlenmektedir. Toplumsal yozlaşma, kendine yabancı kitleler oluşturmakta, bir yandan refah düzeyi yüksek bir toplum içinde giderek artan problemli kişiler üretmektedir. Böylece toplumsal yapımızda kendi kendine gelişmekte olduğu “modern alt kültür kavramı” ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Modern alt kültür, toplumun genel ve çoğunluktaki kültürel değerlerinden farklı uçta çatışmalı öfkeli yabancılaşmış ve yozlaşmış bir kültürü ifade eder. Farklı değerlerden ziyade değerlerden yoksunluğu belirtir ve günümüzde giderek büyümektedir. Madde ve uyuşturucu bağımlılığı, aile içi şiddet, fuhuş, anti- sosyal davranışlar, kural tanınamazlık gibi özellikleriyle giderek yaygınlaşan bir modern alt kültür özellikleri oluşturur. continue reading…

Madde kullanımı ve bağımlılığı, bireyin kimyasallarla (bir kısmı tıp içi bir kısmı da tıp dışında kullanılan maddeler) kurduğu ilişkide özdenetim ve özerkliğini kaybetmesi, özgür olamama ve özgüllüğün ortadan kalkmasıyla gelişen çok boyutlu ve çok yönlü sorunsaldır. Bu kimyasalların ortak yönü beyin ve bağlantılı sistemleri etkilemesi, yaşam için gerekli olmaması ve sahte bir iyi oluş hali yaratmasıdır (Doğan, 2000, s. 139).  Günümüzün önemli sorunlarından biri olan alkol ve alkol dışı madde bağımlılığı sorunu yalnız bireyi değil, bireyin içinde bulunduğu aileyi de etkilemektedir. Bağımlılık tedavisinde kısa bir süre öncesine kadar bağımlı birey odak alınmaktaydı ve bağımlı bireylerin yakınları önemsenmemekteydi.  Alkol bağımlısı birey, özellikle de erkek olan bağımlı birey yıllar boyunca araştırmaların ve tedavilerin neredeyse tümünde en büyük dikkati üzerinde toplamıştı. Alkol bağımlısı birey üzerinde olan bu odaklanma 1950’li ve 1960’lı yıllarda Joan Jackson’un çalışmalarıyla değişikliğe uğradı.  Jackson’un çalışmaları ile alkol bağımlılarının eşleri ve akrabaları için kurulan adsız alkoliklerin (AA) özerk kolu olan Al-Anon’un doğması ve büyümesi bir paralellik gösteriyordu.  Jackson’un çalışmaları temel odaklanmayı bütün aile üyelerini ve ilişkisel bir bakış açısını da içerecek şekilde genişleterek bağımlılığı ele alışı çarpıcı bir biçimde değiştirmiştir (Brown ve Lewis, 2008, s.279-280). continue reading…

Aileder özellikle son zamanlarda bir çok ünlünün uyuşturucudan dolayı göz altına alınması ve uyuşturucunun günümüzde gençler arasında moda gibi kullanılıyor olmasının altını çizerek. Aileleri ve gençleri kuşatan bu büyük tehlike için seferberlik başlatıyor. Aileder Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kılıçarslan’ın uyarısında:

Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, sanatçıların gözaltına alınmasıyla yeniden gündeme geldi. Operasyon görüntüleri televizyonlarda yayınlanmasını gören gençler, uyuşturucunun kötü değil iyi bir şey olduğunu hatta başarı, para ve karizma getirdiğini düşünebilir. Bu tür haberler gençler üzerinde uyuşturucuyu teşvik edici olabilir. Uyuşturucu başta çocuklarımız olmak üzere bir virüs gibi toplumun diğer kesimlerine yayılan ve gelişimini kesintiye uğratan büyük bir beladır. Bağımlılığın yol açtığı sorunları yıllardır yazıyor, radyo ve televizyon programlarında anlatıyorum. Sizlerle paylaşacağım haber madde kullanımının gerçek yüzünü, geleceğimizi nasıl tehdit ettiği yeniden bizlere hatırlatıyor. continue reading…

Son yıllarda hızla artan uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığı, istatistiklere de yansıyor. Manisa AMATEM’de tedavi olmak için başvuran hasta sayısı son üç yılda 3 kat arttı. Bu yılın ilk altı ayında başvuru sayısı 4 bine yaklaşırken bunun yüzde 5’i çocuk… Alkol ve madde bağımlılığı, adeta bir çığ gibi büyüyor. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’ne (AMATEM) 2010 yılında başvuran hasta sayısı 2 bin 348 iken, bu rakam 2013’ün ilk altı ayında 3 bin 897’yi buldu. Tedavi altına alınan hastalardan 230’u ise 14-18 yaş arası çocuklardan oluşuyor. Manisa AMATEM kliniği sorumlusu Dr. Aslıhan Eslek, alkol ve madde bağımlılığının son yıllarda korkutucu boyutlara ulaştığını dile getiriyor. Bağımlılık yaşının da hızla düştüğünü vurgulayan Eslek, bu durumun tehlikenin boyutlarını daha da artırdığını aktarıyor. Aslıhan Eslek’in verdiği bilgilere göre Manisa AMATEM’e bu yılın ilk altı ayında 3 bin 897 hasta bağımlılıktan kurtulmak için müracaat etti. Bu hastaların 230’u 18 yaşından küçük. 2010 yılının tamamında AMATEM’e başvuran toplam hasta sayısı ise 2 bin 348’di. continue reading…

Ergenlik dönemi, çocuğun bireyselleşme, bağımsızlaşma ve ailesi dışında akran gruplarıyla ilişkiye geçme dönemidir. Ergenin duyguları inişli çıkışlıdır, fiziksel özellikleri değişim geçirir. Ailesi dışında, arkadaşları ergen için önemlidir. Akran grupları içerisinde yer edinme, saygı görme çabası gösterir. Genç, bu dönemde anne babasından ayrı bir varlık, farklı kişi olduğunu hisseder. Bir başkasına benzemeye çalışabilir, rol modelleri vardır. Sosyal varlık olarak, aile dışına çıkarak toplumsal ilişkilerini geliştirmeye başlar, arkadaş grubuyla etkileşime girer. Ergenin kimlik kazanım sürecini hızlanır. continue reading…

AİLEDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçarslan, meclis komisyonundan geçen alkol yasasının son derece yerinde bir karar olduğunu söyledi. Alkolle ilgili düzenlemenin de içinde olduğu teklif, komisyonda kabul edildi. Yasanın içeriğinde ise alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı artık yapılamayacak. Alkollü araç kullanan sürücülere 700 TL para cezası ve sürücü belgesine 6 ay süreyle el konulacak. Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçarslan katıldığı televizyon programında, alkolün bireylere ve toplumuna verdiği zararların önemine değindi. Trafik kazalarında alkollü araç kullanımı yüzünden binlerce insan ölüyor diyen Kılıçarslan, “Bazen aile içi ciddi şiddete varacak derecede sonuçlar ortaya çıkıyor. Alkol kullanımını sınırlamak toplumu bu yönde bilinçlendirmek lazım. Kampanya ve yasalarla zararların önüne geçilmesi çok önemli. Meclisin aldığı karar toplumda birçok zararlı sonuçları önleme açısından daha sağlıklı ve daha mutlu bir ilişki kurulması açısından oldukça yerinde” diye konuştu. continue reading…

Her yıl artan ve yaş sınırının 18’in altına düştüğü madde bağımlılığı Başakşehir’de de yayılmaya başladı. Özellikle 1.Etap ve Sular Vadisi çevresinde gençlerin  bir takım madde kullandığı  gazetemize gelen şikâyetler arasında. Aileder Yönetim Kurulu Başkanı ve Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçarslan, “Bir anne ve babanın kendi soyadını nasıl ezberlediyse, uyuşturucu bağımlılığının etkilerini,  meydana getirdiği değişikliği de gözlemleyebilecek bilgiye sahip olmalı” dedi.

Sizi tanıyabilir miyiz? 1995 yılından bu yana Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde görev yapıyorum. 18 yaş altı çocukları ve ergenleri kapsayan uçucu madde bağımlılığı biriminin ilk sosyal hizmet uzmanıyım. 2004 yılında kadar bu birimde ve hastanenin diğer psikiyatri bölümlerinde çalıştım. 2004 yılından 2011 yılında kadar hastanenin başhekim yardımcılığını yaptım. 2010 yılından sonrada Psikiyatri bölümünde sosyal hizmet uzmanı olarak görevimi sürdürmekteyim ve Onurkent’te oturuyorum.

continue reading…

Uyuşturucu Tuzağı-Uyuşturucuya Alıştırma Yöntemleri

Unutmayın, eroin bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır.

Eğer arkadaşınız , gerçekten de arkadaş değil de bir “ayakçı” ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı ” bombalama” denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı, kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini almayı unutuverir. Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, “yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?” dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz. Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması , diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden. continue reading…