Skip to content

Archive

Category: Toplum Ruh Sağlığı

Modernleşme sürecine bağlı olarak, ülkemizde hızlı bir toplumsal değişim yaşanmaktadır. Şehirlerde yoğun göç yaşanmakta, hayat tarzı sürekli farklılıklaşmaktadır. Değişim birey ve toplumlar için kriz faktörüdür. Değişim yönetilemezse çatışma ortaya çıkar. Yaşanan cinsel istimrar suçları çatışma durumunun dışa vurumudur. Bireyler ve toplumlar değişen koşullarda hayatlarına nasıl yön verecekleri hususunda güçlük çekmektedir. Küresel kapitalizm insanları tüketime yönlendirmekte, insanlar ürettikçe değil tükettikçe değerli oldukları yanılgısı içersinde düşmektedir. İnsanlar güçlü olarak, güvende olacakları algısı içersindeler. Hâlbuki insan varlığı öznedir. Ancak günümüzde nesneleştirilmiştir. Ahlak, vicdan, hukuk, saygı ve sevgi tersyüz edilmiştir. İnsan değerler yerine hazlar ön plana çıkmıştır. continue reading…

Hayat hızın, hareketliliğin içinden uzaklaşıp kendinle baş başa kalabildiğin, içe doğru derinleşerek, kendine dönüp bakabildiğin, kalabalıklar içersinde derin kaygılar ve korkulardan uzaklaşabildiğin sakin limanlara, durgun sulara ulaşabildiğinde güven duygusu içersinde yaşamaya değerdir. Hayatını; yaşamın hızlı akışına kendini bırakıp, seni nereye sürüklerse sürükleyerek değil, sağlıklı bir birey olarak özgür iradeni harekete geçirerek kendin yönlendirdiğin sürece anlam, değer katabilir ve mutlu olabilirsin. continue reading…

Aile şirketi; ailenin geçimini sağlamak ve/ya mirasın dağılmasını önlemek amacıyla kurulan, ailenin geçimini sağlayan kişi tarafından yönetilen, yönetim kademelerinin önemli bir bölümü aile üyelerince doldurulan, kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu ve aileden en az iki jenerasyonun kurumda istihdam edildiği şirkettir.

Aile Şirketlerinin Genel Özellikleri

Genellikle aileden en az iki nesil şirket yönetiminde bulunur.

İşletme politikası aile çıkarlarını yansıtır.

Aile bağları, çalışanların belirlenmesinde diğer etkenlerin yanında önceliklidir. continue reading…

Toplumsal yapımızı analiz ettiğimizde; değişen şehir hayatı daha önceki yaşamımızdan farklı olarak,  kişilerin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyerek insanın çevresiyle olan ilişkilerinin değişimine yol açmış, teknolojik gelişmeyle hızla artan tüketim eğilimi ile artık insanın yaşamındaki araçlar, elde edilmesi gereken amaçlara dönüşmüştür. Üretilen araçlar, insanın yaşamında her türlü kolaylık sağlamasına rağmen mutlu olmasını sağlayamamış, toplumda depresyon gibi çağın ruhsal hastalıklarının hızla artışını engelleyememiştir. Modernleşme çabaları, değişen yaşam kültürü içersinde etkilenen insanlarda kaygı, stres ve sıkıntılar artarak insanın kural, ilke, değerlerden yoksun kalabalıklar içersinde sorunlu, bunalımlı ve yalnız birey niteliği almasına yol açmıştır. continue reading…