Sevgi ihtiyacından sonra çocukların önemli duygusal ihtiyacı güven duygusu ihtiyacıdır. Çocuklar özellikle bebeklik döneminde anneye, sonraki yıllarda ise aile bireylerine ve çevresine güven duyma ihtiyacı içindedir. Temel güven duygusu bireyin bebeklikten itibaren bireyle kurulan iletişim, anne- babanın tutumları, bireysel yaklaşımları güven duygusunun gelişimini etkileyecektir. Anne – babanın çocuklarına karşı gösterdikleri yeterli ilgi ve sevgi çocuğun kendine olan güvenini arttırıp, kaygı ve korkularını azaltacaktır.Anne ve babanın yaşamın ilk yıllarında çocuğun süreklilik ve tutarlılık gösteren davranışları çocuktaki güven duygusunun oluşumunda önemli etkenlerden biridir. Hangi yaşta olursa olsun çocuk bir sorunla karşılaştığı zaman başvurabileceği bir yetişkin arar; ona yol gösterecek bir büyüğe gereksinim duyar. Sorunlarına çözüm getiren bir büyüğün bulunması, çocuğun güven duygularını geliştirir.
Çocukta güven duygusunun gelişmesi için anne-babanın sevgi, şefkat ve tutarlı davranışlar göstermesi gereklidir.
Çocuk, “evet” ile “hayır”ı, “doğru” ile “yanlış”ı, “serbest” olan ile “yasak” olanı, iyi olan ile “kötü” olanı bilmek ister. Çocuğun bu deneyimleri yaşamasına fırsat verilmesi, anne-babanın hoşgörülü ve tutarlı davranışları çocukta güven duygusunu geliştirecektir.
Sürekli cezalandırılan, çocuk hiç yokmuş gibi davranılan, dinlenilmeyen, sert ve korkutucu davranışlara maruz kalan, istediği her şey yeri ve davranışlarına sınır konulmayan çocukta güven duygusu gelişmeyecektir.
Güven duygusunda ailenin tutarlı olması önemlidir. Yasak olan her zaman yasak, serbest olan her zaman her zaman serbest olmalıdır. Çocuğun değer yargıları ancak bu şekilde gelişebilir.
Çocuğun kendini ifade etmesine müsaade etmek, ona fikir sormak,kendini değerli hissetmesini,dolayısıyla da kendine güvenini geliştirecektir.
Güven duygusuna sahip çocuklar kendi ayakları üstünde durabilen, çevreyle barışık, uyumlu ilişkiler kurabilen bireylerdir.Güven duygusu zayıf olan çocuk ise tereddütlü, kararsız, içekapanık, uyumsuz bireylerdir.
Yetişkinlerin “hayır” demeleri sert ve katı davranmalarını gerektirmez.Çocuğa “hayır” derken bile onu incitmeden,sıcak ve “hayır”ı anlamasına yönelik açıklama yaparak çocuğa yaklaşmak mesajımızı daha kolay almasını sağlayacaktır.İşte bu, çocuğa güven verir.
Güven ihtiyacı karşılanan çocuklar hayır denildiğinde bile sevecendirler.
Çocuğa kendi kapasitesi ve yeteneklerini kullanma fırsat vermek, olumsuz davranışlarında ya da başarısızlıklarında telaşlanmamak, hatalarını görmesine fırsat vermek güven duygusunu geliştirecektir.
Güven ihtiyacı doyurulan çocukların anne-babaları çocukları için her zaman birer “model” olduklarını; fakat “mükemmel anne-babalar” olamayacaklarını bilmelidirler.Çünkü hiçbir anne-baba mükemmel değildir. Sadece daha az hata yapan anne-babalar vardır!…
Temel güven duygusundan yoksun yetişmiş olan çocuklar, ileriki hayatlarında sosyal ilişki kurmaktan çekinen kendine güvensiz kişiler olabilirler.
Özgüven duygusu kazanmış bireyler yaratıcı, sosyal etkinliklere katılan, kendisiyle ve çevresiyle barışık, girişimci, yeteneklerini kullanabilen bireylerdir.
Psk. Danışman Yusuf Menki
Comments