“Sevgi gelince tüm eksiklikler biter.”
İnsanoğlu dünyada varoluşunu sevgiye borçludur. İnsanlar arasındaki sevgi bağı insanları birbirine ve hayata bağlayan en önemli bağdır. Açlığımızı gidermek, susuzluğumu gidermek, uyumak gibi fiziksel ihtiyaçlar insan vücudu için ne kadar gerekliyse sevilmek de ruhumuzun en önemli gıdasıdır. Çocuklarımızda ise zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan sağlıklı gelişimleri için fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ihtiyaçlarının da karşılanması oldukça önemlidir. Var olan bilgi eksiklikleri zamanla giderilebilir ancak, kişiliğin temellerinin atılmasından sonra, ruhsal ihtiyaçların doyurulması güç olacaktır. Unutmayalım ki, her şey yerinde ve zamanında bir anlam taşır. Ruhsal ihtiyaçların telafisi olamayacağından; çocuklarımızın duygusal ihtiyaçlarını zamanında fark etmek ve doyurmak zorunludur. Bunun ilk adımı ise “Temel Ruhsal İhtiyaçlar”ın neler olduğunu fark etmek ve öğrenmektir.
Çocuklarımızın Temel Ruhsal İhtiyaçlarının başında sevgi ihtiyacı gelir. Sevgi çocuğun ruhsal gelişimi için niçin önemli? İşte bu soruya cevap arayalım:
İnsan gelişiminin her aşamasında sevildiğini, istendiğini ve kabullenildiğini hissetmek ister.
Özellikle bebeklik ve ilk çocukluk döneminde beklenen sevgi insan yavrusunun hayatta kalması için en önemli etkendir. Çünkü insan diğer canlılardan farklı olarak bakıma, ilgiye ve sevgiye çok daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Çocuğa verilen sevgi karşılıksız sevgidir. Çocuk dünyaya geldiğinden itibaren gördüğü sevgi ve şefkat onun daha sonraki yıllarda başkalarını sevme yeteneğini de geliştirir.
Araştırmalar gösteriyor ki yeterli sevgi gören çocuklar görmeyenlere göre zihinsel, sosyal ve duygusal olarak daha sağlıklı gelişim göstermektedirler. Sevgi yoksunu olan çocuklar kendini dışlanmış, değersiz ve güvensiz olarak görürler.
Bebeklikten itibaren fiziksel temas ve dokunma ile çocuğa gösterilen sevgi biçim değiştirerek onunla zamanı paylaşmak olarak devam eder.
Sevgi ve şefkat gören çocuk çevresiyle uyum sağlayarak, rahat iletişim kurar.
Sevgi ve şefkat gören çocukta özgüven duygusuyla yetişir.
“ Sevmek keman çalmak gibidir. Bilmeyen kötü sesler çıkarır.” Avustralya Atasözü
Sevgi sadece çocuğu oyuncağa boğmak, bol öpücüklerle karşılamak ve eğitim konusunda üstün olanaklar sağlamak değildir. Sevgi çocuğunuzla geçirdiğimiz zamandır.
Çocuklarınıza sevginizi onlara zaman ayırarak, onlarla paylaşımda bulunarak ve vakit geçirerek gösterebilirsiniz. Çünkü onların ihtiyacı budur. Ancak o zaman gerçek sevginizi fark ederler.
Sevgi ihtiyacı karşılanmayan çocuk;
Duygusal bağ kuramaz.
Sevgi ve saygı göreceğine inanmadığından bencil, şüpheci ve karamsardır.
Rahat ve uyumlu ilişki kuramaz.
Kendine güveni zayıftır ve değersiz bir insan olduğunu düşünebilir!…
Çocukların sevgi ihtiyacı karşılanırken anne-babalar aşırı sevgi gösterilerinden kaçınmalı ve bu anlayışla çocuğun çok sevgiden dolayı kusur ve hatalarını görmezden gelmemelidir. Çocuk eğitiminde yararlı sevgi ölçülü olanıdır.
Toplumsal yaşamımızın değiştiği, dünyanın iletişim araçlarıyla beraber küçüldüğü , bireylerin doğal iletişim yerine mekanik araçlara daha fazla ititbar ettiği günümüz koşullarında sevgiye daha fazla ihtiyacımız olduğu bir gerçektir.
Ve son söz:
“Sevgide acılar tatlanır. Bakırlar altın olur. Sevgiden kirli ve bulanık sular duru bir hale gelir.” Mevlana
Psk. Danışman Yusuf Menki
Comments