Web Sitemizin Editörü Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılınçarslan’nın Yayınlanmış Kitapları

On Adımda Duygusal Zeka 

Son yıllarda yapılan araştırmalar, IQ’nun hayattaki başarıya katkısının %10’dan fazla olmadığını göstermektedir. IQ, hedefe yönelik eylemlere yol açmaz. Günümüzde bireyler arası, aile içi, kurumsal yönetim ve toplumsal ilişkilerde duygusal zekânın önemi ve etkinliği artmaktadır. Duygusal ve iletişim becerisi yüksek kişiler hissettikleri duyguları tanımlayabilen, gündelik hayatın şifresini yorulmadan çözen kişilerdir; diğerlerine oranla daha mutlu, daha üretken, daha dikkatli ve dengeli olurlar. İlişkileri dengeleyebilme becerileri gelişmiştir.

Konsantrasyon kabiliyetleri artar. Duygusal zekâsı, farkındalıkları, iç görüsü gelişmiş kişiler başkalarının duygularını anlamada ve başarılı iletişim içersinde bulunmada gerek özel gerekse mesleki alanlarında daha avantajlı bir konuma geçerler.

 Duygusal zekâ bireyin, toplumsal hayat içersinde üreten bir değer konumuna getirerek, kişinin mutlu ve huzurlu olma potansiyelinin ortaya çıkmasına katkı sağlar. Duygularını kontrol edemeyen kişiler ise, iletişim çatışmaları içersinde yeteneklerini engelleyen içsel bir mücadeleye giriyorlar.

Goleman “Duygusal zekayı kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi,

ve duygularını yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenleyebilmesi yetisi” olarak tanımlıyor.

10 Adımda Duygusal Zekâ kitabı beyin, duygular ve davranışlar üzerine bir sürü ilginç bilgiyi bir araya getiriyor. Korku, öfke, üzüntü, mutluluk, hayret, tiksinme ve hor görü ekseninde duyguların, üçüncü şahısları anlamada, bir ürünü satmada, bir reklam metnini yazmada, kendini savunmada, rakiplerini ikna etmede ne

kadar etkili olduğunu kanıtlıyor. Mantıktan vazgeçmeyi değil ama duyguların vazgeçilmezliğini somut örneklerle açıklıyor.

Testler, duygusal ödevler, alıştırmalarla kendinizi ve çevrenizi ölçmenizi sağlıyor.

Duygular doğru kararlar almayı nasıl sağlar?

Duygular nasıl yönetilir?

Duygusal çatışmalar nasıl çözülür?

Duygusal zekâsı gelişkin biri hangi ayrıcalıklara sahiptir?

Duygusal zekâ nasıl geliştirilir?

Üst düzey iletişim ve etkili kişiler arası ilişkiler kurmamızın yanı sıra, potansiyelimizi gerçekleştirmemizi, amaçlarımıza, isteklerimize ulaşmamızı, değerlerimizi keşfetmemizi ve onları yaşama geçirmemizi sağlayan Duygusal Zeka´mızı geliştirmek de bizim elimizde; bunun için kendimizi tanımaya ve geliştirmeye istekli, öğrenmeye açık olalım. Ayrıca unutmayalım ki, iş yaşamı ile özel yaşamın dengesi de büyük önem taşımaktadır. Bu becerileri yaşamımızın her iki alanında da sergilediğimizde birey olarak mutluluğumuz, üretkenliğimiz ve başarımız artmaktadır.

Öyleyse, diyebiliriz ki; işyerinde ve tüm yaşamda başarının anahtarı: Duygusal Zekâ´yı kullanabilmek ve duyguları yönetebilmektedir…

Fatih Kılıçarslan

2. Baskı, NOBEL YAYINCILIK, EYLÜL 2010. 

 www.nobelyayin.com

Çocuğumu Nasıl Eğitmeliyim? 

Aile ve toplumsal hayatımızda ilişki içinde olduğumuz çocuklarımızı tanımak, psiko-sosyal gelişim özelikleri bilmek, gelişim sürecinde meydana gelen değişimi izleyebilmek ebeveynlerin en temel sorumluluğudur. Böylece çocuklarımızın kişilik gelişimini destekleyici, geliştirici ve rehberlik rolünü ebeveynleri olarak ilişkilerimizde verimli gerçekleştirebiliriz. Bir çocuk, kişiliğini anne babasının kendisine verdiği terbiye ve davranış biçimiyle yansıtır. Çocuğun kişiliği, içinde yaşadığı toplumla sıkı ilişkilerden ve çok kuvvetli duygusallıklardan oluşmaktadır. Aile sistemi içersinde, aile üyelerinin kuşaklar boyu aktararak getirdiği duygu, düşünce ve davranış özellikleri çocuğun normlarını, değerlerini oluşturarak kişilik gelişiminin niteliğini ve özelliğini

belirlemektedir. O halde kişilik, bir kişinin kendine has vasıflarının meydana getirdiği hal, şahsiyet, kimlik, insana mahsus hareket, insanca davranış, insaniyettir. Ayrıca çocuğun yetenekleri, arkadaşlık ilişkileri,

kişisel özellikleri olarak tanımlanır. Kişilik çocuk ile çevre arasındaki ilişkinin, iletişimin ve etkileşimin sonucu olarak değerlendirilir.

Birey, çocukluk döneminden itibaren, çevresinde yaşayan insanların davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar. Kişilik doğrudan doğruya anne babanın çocuğu ile karşılıklı kurduğu ilişkiden etkilenmektedir. Ebeveynlerin gerek kendi aralarında gerekse çocuklarıyla kurdukları iletişim biçimi,

çocuğun gelecekte tutum ve davranışlarını belirlemektedir.

Çocuğun gelecekte anne ya da baba rolünün temelleri ebeveyn-çocuk ilişkilerinde atılır. Kişilik zamanla olgunlaşır, çocuğun fiziki yapısı, zihinsel ve duygusal bakımdan gelişir. Önceleri duygu ve heyecanlarını denetleyemeyen çocuk büyüdükçe duygu ve heyecanlarını nasıl denetleneceğini öğrenir. Ailenin sosyal ve ekonomik düzeyi, kültürel durumu, arkadaş ve okul çevresi çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynar. Kişiliğin kazanılmasında sosyal ve çevresel faktörlerin rolü büyüktür. Çocuk büyüdükçe, ergenlik çağına gelince çevre ile olan sosyal, kültürel ilişkisi de gelişir. Bu dönemde genç, bütün enerjisini örnek, model objelere yöneltirse, kişiliği olumlu yönde etkilenir ve gelişir. Güçlü kişiliği ile değerli, ilkeli, bilge, örnek bir insan modelini benimser ve özdeşleşerek bir bağ kurabilir ise gençlerin kendilerine olan güveni de artar, kişilikleri de gelişir. Bir çocuğa anne babası nasıl davranırsa, çocuk da diğer kişilere karşı öyle davranır. Önce karakterin, daha sonra kişiliğin oluşmasında ve gelişiminde çocuk, anne ve baba etkileşimi sürecinde sevgi ve disiplin temel rol oynar. Çocuğun karakteri, çoğu kez anne, basının verdiği davranış özelliklerini yansıtır. Karakteri oluşturan en önemli yol, çocuklara bir davranışın nedenlerini açıklamak, çocukların kararları kendi kendine almalarını sağlamak ve onlara akıllıca eleştirmeyi öğretmektedir. Böylece çocukların özgüven ve girişimci duyguları geliştirilmektedir. Çocuğun kişilik gelişiminde, karakterinin oluşumunda aile içi iletişim, etkileşim ve duyguların yönetimi önemlidir.

Çocuğumu Nasıl Eğitmeliyim? 

Bireylere, iletişim alanında rol alan profesyonellere ve ebeveynlerin çocuklarını geleceğe hazırlamada iletişim teknik ve yaklaşım ortaya koyabilmeleri, duygularını sağlıklı şekilde yapılandırmaları için yararlı olacağına inandığım bir eserdir.

Fatih Kılıçarslan

2. Baskı, NOBEL YAYINCILIK, EYLÜL 2010.

 

Kitap Adı:Çocuk ve Aile Sorunlarının Terapi ile Tedavisi

Yazarı: Fatih Kılıçarslan

Barkot:9789944770163

ISBN:978–9944–77–016–3

Fiyatı:12,00 TL

Ebadı:13,5 x 21,5

Sayfa Sayısı:220

Baskı Sayısı:2. Baskı

Baskı Yılı: Kasım, 2010

Yayınevi: Nobel Yayınevi

İçinde yaşadığımız toplumda sağlık, eğitim, sosyal hizmetler uygulamalarında çocuk ve aileyi odağa alan insan merkezli terapötik yaklaşımların önemi giderek artmaktadır. Bu öneme haiz bir çalışmanın ürünü olan eserde; Aile yaşam döngüsü, oluşum süreci, ruhsal gelişim dönemleri, çocuğun gelişim sürecinde beyin, gelişimi olumsuz etkileyen faktörler, ana baba çocuk ilişkisi aile içi ilişkilerde çatışma, aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuklarda madde bağımlılığı, çocuğun ruh sağlığı sorunlarında terapötik yaklaşım, çocuk ve aile sorunlarında terapiyle tedavi, ailelerle terapötik sürecin bölümleri ve çocukla drama ve oyun terapisi bölümlerine yer verilmiştir. Çocuk ve Aile Sorunlarının Terapi ile Tedavisi kitabı profesyonel meslek yaşamını sürdüren doktor, psikolog, psikolog danışman, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişimi ve özel eğitim uzmanları bu bölümlerde okuyan öğrenciler ile çocukları geleceğe, hayata hazırlayan ana ve babalara yönelik hazırlanmıştır.

www.nobelyayin.com