Günümüzde uyuşturucu ve madde bağımlılığı, çocuk ve ergenlerde hızla yayılmaktadır. Uyuşturucu ve madde bağımlısı ergenlerde ebeveynlerin çocukluk dönemi, gelişim sürecinde olumsuz, yanlış yaklaşımlar olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlerin tutumların konuşulması, değerlendirilmesi özellikle çocuğun aile ve topluma kazandırılmasında, ana-babanın nasıl bir rol alacağı, tutum ve davranışları yeniden nasıl yapılandıracağını hususu ailelerle yürütülen terapötik yaklaşımlarla belirlenir. Karı–koca iletişim içerisinde uyum, ahenk sağlayamaz ise, çocukların doğumuyla birlikte ortaya çıkan anne ve babalık rolüne de olumsuz etkilemektedir.

Uyum sorunu yaşayan ebeveynler, çocuklarının doğmasıyla birlikte olumlu ve sağlıklı iletişim gerçekleştirememektedirler. Bunun sonucu olarak aile yaşam döngüsünde, çocuklarıyla yaşadıkları kriz ve çatışma, çocukta uyum – davranış bozukluklarına yol açmakta ya da çocuk sokağa yöneltmektedir.

Çocuk ailede bulamadığı ilgiyi ve desteği sokakta arkadaş grupları içerisinde sağlamaya çalışmaktadır. Sokakta arkadaş grupları içinde onay gören çocuk, sokak yaşamanı bağımlılık haline getirerek kimlik ve güç kazanmaktadır.

Aile içinde onay görmeyen gelişim süreci desteklenmeyen otoriteyle ya da koruyucu anne-baba tutumları ile bastırılan çocuk, sokakta arkadaş grubu içerisinde bağımsızlaşarak “sokağın çocuğu” olmaktadır. Çocuk, aileden koparak sokak kültürünün bir parçası haline gelmektedir. Sokak yaşamında merak, ilgi,  arkadaş ve çıkar grupları çocuğu maddeye yönlendirmekte, madde bağımlısı olma riskini arttırmaktadır.

Aile terapisi, aile gruplarının tedavisidir. Tedavi ailelerin işleyiş biçimi, aile üyelerinin birbirleriyle ilişkilerini ve iletişimini ele alır. Aile tedavileri yaklaşım biçimleri ve temel aldıkları noktaların neler olduğuna göre farklılıklar gösterir.(1)

Yöntem Ve Metod

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ÇEMATEM servisinde uçucu madde kötüye kullanımı tanısıyla tedavi gören Y.Ü’ün ailesine, 2003- 2004 Mart ayından itibaren haftada bir seans olmak üzere toplam 13 seans sistemik aile terapisi modeli uygulanmıştır. Aile terapisi, ayaktan tedavi olarak yürütülmüştür.

Olgu

Y.Ü. 16 yaşında erkek, 4–5 yıldır madde kullanan, zaman zaman sokakta yaşayan, okula ve işe gitmeyen bir ergendir. İlköğretim yedinci sınıftan öğrenim hayatını sonlandırmış, işsizdir. Çematem servisine altı kez yatarak tedavi görmüştür.

Aile, 5 kişiden oluşmaktaydı. Anne ev hanımı, baba mobilyacı olarak çalışıyordu. Bazen iş almamış olabiliyordu. Sıklıkla alkol kullanımı vardı. . Alkol bağımlılığı nedeniyle daha önce AMATEM kliniğinde yatarak tedavi görmüştür. Halen alkol kullanımı sürmektedir.         Abla; 22 yaşında evli, aileden ayrı bir semtte yaşıyor. Seanslara katılmamıştır. Küçük kardeş;  3 yaşında, erkek çocuktur. Özellikle anne, aile terapilerine gelme konusunda çok kararlıydı.

Aile Terapisi Seansları

I. Seans Süreci

Y.Ü nün yoğun öfke çıkışları“tiner döker yakarım” “götürürüm bu çocuğu sokağa bir daha bulamazsın” diyerek kardeşini alıp dışarı çıkmıştı. Bu sözlerle anneye yönelerek bağırıyordu. Anneden para istiyor ve gideceğini söylüyordu. “Evi tiner döker yakarım” gibi söylemleri sıkça yoğun kızgınlık ile ifade ediyor, bağırarak/yoğun öfke ve tehdit ile seansı terk ediyor tekrar geliyordu. Y.Ü. kapıdan çıkarken annenin de arkasından çıkma isteği oluyordu. Terapistler sakin kalmaya özen gösterip durduruyordu.

I. seansda; bütünlüğü koruyan, çocuğun aileyi organize etmesine izin verilmeyen kısmı oluşturuyordu. Terapi terapistlerin, terapiyi bitirmesi ile sonlandırıldı. Aileye bu seansta olduğu gibi, Y.Ü nün onları organize etmesine izin vermemeleri ve Y.Ü terapiye gelmese de anne ve babayı mutlaka sonraki seansa beklediğimiz iletildi.

Iı. Seans Süreci

Y.Ü nün “bıçakla keserim” tehdidine karşı anne bütün bıçakları saklıyor. Anne ile baba tehdit ve korku içinde. Anne, evden uzaklaşıyor. Y.Ü tiner içmeye devam ediyor. 2–3 gün sonra kendini ölecek gibi hissedince, annesini çağırıyor. Tiner kullanımını bırakıyor. Anne eve gelince Y.Ü ye karşı “beni kaybedersin, beni bulamazsın, alır başımı giderim” diyerek tehdit ediyor. Baba, ancak soru sorulunca cevap veriyordu. Görüşmede aktif değildi. Y.Ü “Beni yatırın” takıntılı bir şekilde bunu tekrar ediyordu. Seansta iletişime geçmiyordu. Göz iletişimi kurmuyordu.

Iıı. Seans Süreci

Sakin bir seanstı Y.Ü, seansta konuşulanlarla ilgileniyordu. İşe girdiğini söyledi. Okula devam etmeyeceğini belirtti. Baba geçen seansa göre daha aktifti.

Iv. Seans Süreci

Bu seansta Y.Ü, işten sıkıldığını ifade ediyordu. Tiner kullanma isteği vardı.

Anne ise, amcaoğluna söylerim diyerek onu durdurmaya çalışıyordu.

V. Seans Süreci

Bu seansta sadece baba, gelmişti. Y.Ü, iki gün işe gitmediği için bu hafta terapiye gelmek üzere izin alamadıklarını belirtti. Annede küçük kardeş hasta diye gelememişti.

Vı. Seans Süreci

Bu seansta Y.Ü, annesine kızgındı. Terapiye gelmesini istememişti. Annesi o nedenle gelememişti. Babanın, Y.Ü ile beraber bir kez bira kullanımı vardı. Y.Ü nün baba ile iletişimi artmıştı ve daha yakındı. Anne dışlanmıştı.

Vıı. Seans Süreci 

Küçük kardeş, daha çok babanın kucağındaydı. Y.Ü, anne tehdidinden bunalmış, babam ile daha iyi anlaşıyorum diyordu. Anne, baba ile Y.Ü yakınlaşmasından endişe duyuyordu. Otoriteyi yitirmekten, ailede gücünün azalacağından ve babanın Y.Ü ye alkol alıştıracağından korkuyordu. Anne sık sık “beni kaybedersin, giderim” “amcanın oğluna söylerim” dediğini Y.Ü, gülerek söylüyordu ve anne gülümseyerek dinliyordu.

Vııı. Seans Süreci

Bu seansta, Y.Ü yoktu.” İçeceğim” diyerek gittiği söylendi. Ebeveynlerle model olma, iletişim konuşuldu. Babanın, alkol alımı konuşuldu. Baba, tekrar alkol alımını sıklaştırmış ve öz bakımı kötüydü. Annenin, Y.Ü tehdidi artık etkili değildi. Anne ve babanın sözcükleri Y.Ü tarafından kopya edilip aynı konuşma ve davranış sergileniyordu.

Ix. Seans Süreci

Bu seansta, Y.Ü yoktu. Babanın, öz bakımı kötüydü. Y.Ü, geçen hafta madde almamış ancak 2–3 gün sonra madde almıştı. Amcaoğluna dövdürülüyordu. Dövme sonrası, Y.Ü daha saldırgan oluyor. Anneyi eve kabul etmiyordu. 3–4 gün sonra babayı da eve kabul etmiyor. Maddeye başlayınca eski sokak elbiselerini giyiniyordu. Y.Ü, aile sisteminin dışına çıkmıyor. Sistemin içinde kalıp anne babayı uzaklaştırıyordu. Otoriteyi ele geçiriyordu. ”Ben istersem eve gelebilirsiniz ”Y.Ü nün madde kullanımı babanın alkol kullanımı için boşluk doğuruyordu. Anne, babadan enerjisini alıp Y.Ü ile uğraşıyordu. Baba, rahat kalıyordu ve suçluluk duygusu aşağı çekilmiş oluyordu. Evdeki suçlu, Y.Ü haline geliyordu.

X. Seans Süreci

Y.Ü yoktu. Babanın öz bakımı iyiydi. Y.Ü nün ilgiyi sürekli olumsuz tutumlarla oluşturduğu, ilgiyi nasıl olumlu tutumlara dönüştürülebileceği konuşuldu.

Xı. Seans Süreci

Baba alkol alımını sıklaştırmıştı. Y.Ü madde almıyor, işe gitmiyordu.

Xıı. Seans Süreci

Y.Ü ile anne yakınlaştı. Anne ile iletişim uygun tarzda kurabiliyorlardı.  Y.Ü, işe gidiyordu.

Xııı. Seans Süreci

Y.Ü, kendisine aldığı saati övünçle gösteriyordu. Ek olarak yaptığı konser güvenlik işinde kavga çıkaranları durdurmaya çalıştığını heyecanla anlatıyordu.

Sonuç Ve Yorum

“Y.Ü, gelmese de sizleri her hafta mutlaka bekliyoruz.” bu aile tarafından önemsendi. Y.Ü, madde kullansa bile aile bir arada olmaya devam etti.  Ailenin çözüm kaynakları/tedavi edici gücü harekete geçirildi. Aile içi bütünlüğü sağlandı. Ailedeki üyeler bir arada olmaya başladı. Anne yalnız değildi. Y.Ü nün seansı organize etmesine izin verilmedi. Döngüsel sorulama ile aile içi iletişim arttırılıyordu. Empati oluşturuluyordu. (Sistemik yaklaşım tekniği)Ailede yeni organizasyon oluşturuldu. Çocuk otoritesi yerine anne baba otoritesi oluşturuldu. (Munichin yapısal modeline benzer)Y.Ü nün aileye yakınlaştığı sembolik olarak terapide oturma biçiminde gözlenmiştir. Giderek aile üyelerine yakın oturmuştur. Y.Ü, 9 aydır madde kullanmamaktadır. Ailesi ile birlikte yaşamını sürdürebilmekte, öfke duygusunu kontrol edebilmekte, işine devam etmektedir.

Seans sonrası terapistlerin ve tedavi ekibinin gözlem düşünceleri

Zaman zaman öfkeden kendimizi arındırmamız zorlaşıyordu.Y.Ü ile iletişim kurmakta güçlük çekiyorduk.Tehditlere dayanabilmek güçleşiyordu.Seanslardan (özellikle ilk seanslar) sarsılarak çıkıyorduk.

Tartışma

“Aile terapisi”( Family Therapy) , terapistle birlikte anne, baba ve çocukların ve ailedeki diğer kişilerin katıldığı grupça yapılan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Aile üyelerinden bir veya bir kaçının tutum ve davranışlarının aile düzenlerini, ilişkilerini, geçimini bozacak ölçülere vardığı durumlarda, danışma ve terapi amacı ile yapılmaktadır.(2)

Aile terapisi, kapsam ve niteliği bakımından grup terapisi ve çocuk terapisi gibi diğer modern psikoterapi dallarına göre, onlardan farklı bir yöntemdir. Ackerman (1958) “aile terapisi”ni, eşlerden her birinin belirli hatalarını kapsaması, ailenin doğal bir grup olarak, aile üyeleri ilişkileri ve sorumlulukları ile bir “sistem” oluşturması gibi nitelikler ile “bireysel terapiden ve rastlantısal olarak bireylerin bir araya getirildiği “grup terapisinden” farklı ve daha avantajlı yaklaşım olduğu belirtilmektedir.(3)

Ülkemizde aile terapisi uygulamaları yeni gelişmekte olup, ailenin tedavi sürecine katılmasıyla özellikle madde bağımlısı ergenlere uygulanan tedavi programları verimliliği arttırmaktadır. Y.Ü.’ aile terapi süreçlerinde, hasta ve aile içi ilişkilerde meydana gelen çatışmalar, iletişim kalıpları, ebeveynlerin yaklaşımları terapistlerle birlikte değerlendirilmektedir. Ebeveynlerin, hasta ile ilişkilerinde uygun tutumlar belirlemesine, iç görü ve farkındalık’larının arttırılmasına katkı sağlanmıştır. Ebeveynlerin tedavi sürece katılımını sağlayarak ailenin tedavi gücü harekete geçirilmektedir. Böylece tedavide ailenin rol almasında yardımcı olunarak, aile içi ilişkileri yeniden yapılandırılmaktadır. Ebeveynlerin çözüm kaynakları harekete geçirilip, ergenin ailesinin desteğiyle toplumsal yaşamda tüketen birey konumunda üreten bir değer olarak hayata uyumu ve adaptasyonu geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Y.Ü aile terapisi uygulamasında sistemik aile terapisi yöntemi terapistlerce uygulanmıştır. 1967de Milano’da Aile Çalışmaları Enstitüsü kuruldu. 1972 ve 74 yıllarından itibaren paradox ve karşıt paradox konusundaki görüşlerini geliştirmişlerdir.1975ten itibaren ise hiyerarşi kavramını reddetmişler, aile ve kişilerin birbirlerine döngüsel bir yapı içerisinde nasıl farklı düzeylerde anlam aktardığını incelemişlerdir. Yapı yerine örüntüler ve bilgilenme üzerinde durdular. Bu grup sistemik ya da Milano grubu olarak tanındı.  (4)

Sistemik yaklaşıma göre (Bloch, 1989), ailede ana-baba alt sisteminin lider konumunda olduğu varsayılır. Alt sistemler arasında, hiçbir fark gözetilmeksizin tüm aile bireyleri birbirine kaynaştığında ya da bunun tersi olarak, her birey kendi alt sistemini oluşturup aile tamamen parçalandığında patolojik bir aile ortaya çıkar. Aile terapisi, birbiriyle uyum içinde çalışan, bağımsız alt sitemlerin gelişebilmesini bunun içinde, ailede  yapısal değişikliği amaçlar.Bu değişimlerde bireyler ve alt gruplar arasında iletişimde bazı değişikliklerin yapılmasıyla sağlanır.(5)

Aile terapisi olgu sunumunda, Y.Ü.’ nün tedavi sürecinde anne ve babasının işbirliği, koalisyon içersinde yer almaları desteklenmiş, sürece aktif katılan baba, anneyle işbirliği içersinde terapilere katılmıştır.

Ebeveynlerin sağlıklı rol model olması desteklenmiş, terapi sürecinde aile içi iletişim değerlendirilerek yeniden yapılandırılmış, ebeveynlerin tutum ve davranışlarında değişim meydana gelerek Y.Ü. uygulanan tedavi programı etkinleşmiştir. Tedavide ailenin katılımıyla birlikte Y.Ü toplumsal hayatta rol alarak üreten bir değer olarak madde kullanımından uzaklaşmıştır.

Kaynaklar

1. Kerimoğlu, Efser. Aile Tedavileri, Ankara Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalı Yayınları: Ankara;1996.

2. Özgüven, İbrahim Ethem. Evlilik ve Aile terapisi. PDREM Yayınları; Ankara, 2000

3. Ackerman,N.W. “Expanding Theory and Practice in family Therapy” family Service Ascociation of America, New York 1966.

4. Kerimoğlu, E. Aile Tedavileri. Ankara,1986

5. Bloch, S.”Psikoterapilere Giriş” Çeviren; Engin Eker, Cerrahpaşa yayın Birliği, İstanbul, 1989.

Fatih Kılıçarslan / Sosyal Hizmet Uzmanı, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başhekim Yardımcısı.