Skip to content

Ülkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması, gecekondulaşma aile kurumunun çözülmesine paralel olarak ebeveyn tutum ve davranışlarında sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Karı-koca iletişim içerisinde uyum, ahenk sağlayamaz ise çocukların doğumuyla birlikte ortaya çıkan anne ve babalık rolüne de olumsuz etkilemektedir. Uyum sorunu yaşayan ebeveynler, çocuklarının doğmasıyla birlikte olumlu ve sağlıklı iletişim gerçekleştirememektedirler. Bunun sonucu olarak aile yaşam evrelerinde, çocuklarıyla yaşadıkları kriz ve çatışma çocukta uyum – davranış bozukluklarına yol açmakta ya da sokağa yöneltmektedir. Çocuk ailede bulamadığı ilgiyi ve desteği sokakta arkadaş grupları içerisinde sağlamaya çalışmaktadır. Sokakta arkadaş grupları içinde onay gören çocuk, sokakta yaşamayı bağımlılık haline getirerek kimlik ve güç kazanmaktadır. continue reading…

Çocuklarımızın yarıyıl eğitimlerinin sonlarına yaklaştığımız günlerde, dönem boyu öğrenme çabalarının sonuçlarını, karne notu olarak alacaklardır. Çocuklarımızın performansının değerlendirilmesi karşısında ebeveynlerin yaklaşımları, karne notları nasıl yorumladıkları, notlar kadar önemlidir. Karne çocuklarımızın uzun öğrenme uğraşıları sonucunda elde ettikleri bir sonuçtur.  Çocuğu ile uygun mesafe koyamayan koruyucu ve bağımlı ilişkiler içersinde olan ebeveynler, karne notları ile kendilerinde değerlendirilmiş duygusu yaşayabiliyorlar. Üstelik ana-babanın çocuktan beklentisi çok yüksekse, karşılanmaması durumunda öfke kızgınlık duyguları yaşamakta bu duyguları çocuğa aktarmaktadır. Çocukta suçluluk duygusu oluşturmakta, özgüvenini zedelemektedir. continue reading…

Çocuğun okula başlaması, içinde yaşadığımız toplumda gelişimini sürdürebilmesi açısından çocuk ve ailesi için bir sorumluluktur. Okula başlama sadece çocuklar için değil aileleri için de önemli bir olaydır. Okul hayatı, çocuk ve aile için yaşam döngüsünde meydana gelen değişime paralel olarak, aynı zamanda kriz faktörüdür. Çocuk ebeveynlerinden ayrışarak farklı akran ve yetişkin olan öğretmenleriyle iletişime girer. Okul, çocuk için yeni sosyal çevredir ve doğal olarak çocuğun uyum sağlamasını gerektiren çok sayıda farklı özellikleri ve ilişkileri içerir. Çocuğun okula başlaması ile birlikte, korku ve kaygı hissedebilir ebeveynlerinin ihmal edebileceğini düşünebilir. Yeni arkadaş grubu ile ilişkilerinde uyum sorunu yaşayarak kabul edilmemekten, öğretmenin tarafından onaylanmamaktan endişelenebilir. continue reading…

Çocuk korunmaya, ilgiye ve sevgiye muhtaç bir varlıktır. Ailenin uygun tutum ve davranışlarıyla çocuk kişilik, ruhsal ve davranışsal gelişimi sağlıklı yapılandırılır. Ancak ebeveynler çocuklarına yeterli düzeyde ilgi ve sevgi göstermez, kişilik gelişiminde uygun rol model olamaz ise çocuk istismara ve fena muameleye açık hale gelir. Çocuk ailede bulamadığı ilgi ve sevgiyi aile dışında aramaya yönelir kişilik bozukluğu ve istismar eğiliminde olan kişi ve ya gruplarca cinsel taciz ve tecavüz girişimleri ile karşı karşıya kalabilir. Günümüzde belirli bir kesim ailelerce, çocuğun ticari bir meta olarak algılanması, çocukların kullanarak kazanç sağlanmasına yönelik tutumlar istismar ve ihmali yaygınlaşmıştır. continue reading…

Çocuk, gerek aile gerekse toplum içersinde sürekli iletişim ve etkileşim içersinde hayatına yön verir. İlişkilerini duygu, düşünce, davranış düzeyinde yaşayarak çevresine yansıtır. Ebeveynleri çocuklarını nasıl algılıyor, tutumlarını nasıl tanımlıyorsa ona uygun tepkiler verirler. Toplumsal yaşamda, çocuktan çocuğa şiddet görüntülerinin yanı sıra çocuktan öğretmenine ya da yetişkine doğru şiddet tutumları gözlemlemekteyiz. Bu görüntülere gelecek nesiller ve toplumumuz adına endişe verici manzaralardır. Çocuğun şiddet tutumu ruh sağlığında sorundur. Çocuğun rol modeli ebeveynlerinin şiddet içersindeki davranış kalıplarını gözlemleyerek içselleştirmesi ve taklit yoluyla öğrenmesiyle çocuk şiddet davranışları ortaya koyar. continue reading…

Ergenlik dönemi, çocuğun bireyselleşme, bağımsızlaşma ve ailesi dışında akran gruplarıyla ilişkiye geçme dönemidir. Çocuğun ailesinden ayrışma, farklı bir birey olduğunu gösterme sürecinde ana-babanın çocuğunun duygularını anlamaya çalışması ve sağlıklı iletişim kurması ergenlik sorunlarının çözümünde en önemli yaklaşımı oluşturmaktadır. Ergenin duyguları inişli çıkışlıdır, fiziksel özellikleri değişim içersindedir. Akran grupları içersinde yer edinme, saygı görme çabası içersindedir. Artık ailesi dışında, arkadaşları ergen için önemlidir. Yaşanan bu hızlı değişim aile içi krizlere, ebeveynleriyle ilişkilerde çatışmalara yol açabilir. continue reading…

Sosyal Hizmet mesleği; insanların problem çözme kapasitelerini arttırmayı; kaynak, hizmet ve olanak sağlayacak sistemlere müracaatçıları sevk etmeyi, bu sistemlerin etkili ve insancıl olarak işlev görmesi sağlamayı, sosyal politikaların gelişimi ve ilerlemesi için katılımda bulunmayı amaçlar. Sosyal hizmet, sosyal sorunların çözümüne yönelik bilimsel uygulamaları içerir. Sosyal hizmet mesleği toplumun sorunlarına katılımını destekleyici yönde bireylerin özgürleşme ve sivilleşme çabalarını geliştirerek birey, grup ve toplumla çalışır. İnsan odaklı uygulamaları içerir. Din, dil, sınıf farkı gözetmeden mesleki uygulamalarını yürütür. Sosyal hizmet uzmanları, mesleki bilgi ve becerileri ile toplumsal barış ve uzlaşmanın çabası içersinde açık iletişim ve katılımı önemseyerek rol ve görevlerini gerçekleştirir. continue reading…

T.C. Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde sosyal hizmet uzmanlarının temel hizmet birimi sosyal servis, sosyal servisin temel elemanı sosyal hizmet uzmanıdır. Hastanemiz “Toplum Psikiyatrisi Kurulunca” yapısal çalışmaları yürütülerek sosyal servis birimine bağlı “Sosyal Bilgilendirme Merkezi”  08.04.2009 tarihinden açılmıştır. Merkezimizde, hastanemizde tedavi gören tanısı kesinleşmiş tedavi uyumu kötü, soysal desteği zayıf veya olmayan hastalarımızı, kendi sosyal güvencesinden, yakınlarının sosyal güvencesinden, evde bakım aylığı, 2022 sakat ve malul aylığından faydalanmalarını kazanılmış hakları ve maddi kayıplarını engellemek, tedavi, sosyal yaşamında pozitif ilerleme sağlamak için vasi tayini edilmesi üzerine yönlendirilmesi amaçlanmaktadır. Hasta ile ilgilenen sosyal hizmet uzmanın görevi, bireyin kişilik özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun bir sosyal ortamı ve sağlığına yeniden kavuşmasını hızlandırmaktır. Sosyal hizmet uzmanı hastanın kişisel, bio- psikolojik yapısını dikkate almak suretiyle hastanın ve tedavi ekibinin mümkün mertebe beklentilerine paralel bir biçimde hayat kalitesini arttıran en uygun bir sosyal ortamın ve uyumun sağlanmasına yönelik tedbirler almaktadır. continue reading…

Hızlı bir değişimin yaşandığı günümüzde artan sosyal sorunlardan en önemlisi, çocuk ve ergenlerin madde bağımlılığıdır. Çocuk ailede bulamadığı ilgiyi, evden uzaklaşarak sokakta arkadaş grupları içerisinde sağlamaya çalışmaktadır. Arkadaş grupları içinde onay ve takdir gören çocuk sokakta yaşamayı alışkanlık haline getirerek sokakta kimlik, güç kazanmaktadır. Çocuğun merak, ilgi ve alt kültür gruplarının yönlendirmesiyle madde kullanmaya başlar, arkadaşlarını kaybetme ve dışlanma korkusuyla kullanımını sürdürerek madde bağımlısı haline gelir. Madde bağımlılığı tedavisi bir ekip işidir. Psikiyatr, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire ve aile birlikte çalışır. Madde bağımlılığı tedavisinde sürece aileyi katmadan, ailenin tedavide etkin rol oynamasını desteklemeden kalıcı bir tedavi olması mümkün değildir. Ailenin tedavi sürecine katılmasıyla özellikle madde bağımlısı ergenlere uygulanan tedavi programları verimliliği artmaktadır. continue reading…

Krize müdahale modeli sosyal hizmet alanında akut psikolojik bir kriz içerisinde olan müracaatçının endişelerini gidermek ve özel ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla kullanılmaktadır. Beklenmedik olaylarla karşılaşan birey veya ailenin fonksiyonelliği olumsuz bir şekilde etkilendiğinde psiko-sosyal müdahale modeli devreye girmelidir. Model, krizi tetikleyen olayın ortaya çıkışını izleyen dört-altı haftalık bir zaman dilimini kapsamalıdır. Sosyal hizmet uzmanı olağanüstü olaya maruz kalan bireye ya da aileye müdahale ederken krize müdahale yaklaşımını kullandığında aktif bir rol üstlenmektedir (Alptekin, Duyan, 2009: 96). Aile ve bireyin kriz durumu yaşadığı acil durumlarda yardıma muhtaç bireyin sorununun daha fazla travma etkisi oluşturmadan çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Özellikle cinsel tacize uğramış suç mağduru çocuklara, şiddete uğramış kadınlara ve intihara teşebbüs etmiş bireylere müdahale edilirken zarar vermeden onarmaya çalışmak, profesyonel bir yardım anlayışını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle; kriz müdahalesi bazı etik ilkeler ve önemli hususlar dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir. Etik ilkeler mesleki çalışmaları düzene sokar ve mesleki yetkinin sorumluluk bilinciyle yürütülmesine yardımcı olur (Aktaş, 2006: 69). Aktaş, sosyal hizmet uzmanının taşıması gereken etik nitelikleri özetle şöyle sıralamaktadır: continue reading…