Sivil toplum kuruluşları halka yerinden, mahallesinden gönüllü hizmet sunan kurumlardır. Mahallesinde yaşayan vatandaşların, sivil toplum hizmetlerinden en ideal anlamda yararlanmaları çocuk, kadın, aile, özürlü ve toplumların beklentilerinin tam olarak belirlenmesiyle olanaklıdır. Vatandaşların taleplerini analiz eden, yönetim sürecine katılımı esas alan sivil kurumlar vatandaşların mutluluk, huzur içersinde hayat düzeylerini geliştirecek hizmetleri ortaya koyabilir. Yalnız halkın ihtiyaçları ve beklentilerinin yanında gelecek vizyonunun oluşturulması, yöre halkının şu an için aklından bile geçirmediği ancak, halkın hizmet çeşitliliğini ve ileriye dönük mutluluk ve sosyal refahını geliştirecek hizmetlerin devreye sokularak ufkunun da açılması gerekmektedir.

Sivil toplum kuruluşları yoluyla verilen hizmetlerde halkın geleceğe yönelik vizyonunu geliştirmek, vatandaşların sivil toplum hizmetlerinden memnuniyet oranını yükseltmek için dünyadaki kalkınmış ülkelerde olduğu gibi ancak sosyal projelere ve sosyal hizmet politikalarına yer vermekle mümkündür.

Sosyal hizmetlerinin merkezinde insan vardır. İnsanın sağlık, eğitim, ruhsal ve manevi ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hizmetleri içerir. Güvenli insan, aile ve toplum sosyal hizmetlerin temel misyonudur. Sivil toplum gönüllüleri vatandaşların doğru ve gerçek ihtiyaçlarını, beklentilerini öğrenmek, hizmet verdiği halkın geleceğe yönelik vizyon ve ufkunu geliştirmek, verilen gönüllü hizmetlerden memnuniyet oranını yükseltmek istiyorlarsa sosyal proje tasarımı ve halka dönük sosyal hizmet politikalarını yeniden yapılandırmak, bilimsel anlamada yeniden şekillendirmek sorumluluğunu hissederek, bugün dünyadaki kalkınmış ülkelerde olduğu gibi Sosyal Projelerin yaşama geçirilmesine bağlıdır.

Sosyal Hizmet Eksikliği

Hemen her mahallede çocuklara, gençlere, ailelere, yaşlılara, özürlülere ve hastalara yönelik hizmet merkezlerinde geliştirilmiş sosyal hizmet modelleriyle, sosyal projeler yaşama geçirilmelidir. Gençlik Merkezleri, Özürlü Sosyal Rehabilitasyon Birimleri, Yaşlı Dinlenme ve Danışma Merkezleri, Mesleki Rehabilitasyon, Aile ve Evlilik Danışma Merkezleri, kadın sığınma merkezleri, Evde Hastalara Psikososyal destek sağlayan birimler oluşturulmalıdır.

Çocuk ve ergenler boş zamanlarını sanat, spor, kültürel faaliyetlerini gençlik merkezleri, aile içi iletişim sorunları yaşayan, çocuğun ruh sağlığı gelişiminde yardım ihtiyacı duyan ebeveynlere aile danışma ve toplum merkezleri, yaşlılara meşguliyet terapileriyle ve boş zamanını yararlı çalışmalarla sürdürmek isteyenlere dinlenme ve danışma merkezlerinde aktif yer alarak, rehabilitasyon programlara katılarak değerlendirebilirler.

Ülkemizde birçok bölgesinde halen bu tür hizmetler bulunmamaktadır. Mevzuat uygun hale getirilmiş olmasına rağmen sivil toplum bilinci sosyal hizmetleri düşünce aşamasının ötesine yeterince taşıyamamışlardır. Mevcutlar ise, bilimsel mesleki çalışmalardan, uzman meslek elemanlarından yoksun olarak liyakatsiz kişilerce yürütülmeye çalışıldığından, toplum nazarında önemini kaybetmektedir.

Sivil toplum misyonu; Sosyal sorunlar oluştuktan sonra değil, oluşmadan çocuk, genç, kadın, yaşlı, ailelere ve özürlülere yönelik sosyal hizmet projeleri ile oluşturmalıdır. Vatandaşlara hasta olmadan oturduğu yerde rehberlik, danışmanlık hizmetleriyle sağlıklı, mutlu ve huzurlu hayatın yaşanmasında öncülük etmelidir.

Toplumları sorunlardan koruyucu ve önleyici olmalıdır. Böylece insanın ve toplumun inşasında, sosyal refah düzeyinin gelişiminde katkı sunmalıdır.

İnsan Merkezli Politikalar

Günümüzde sivil toplum kuruluşları, ancak hizmetlerini toplum temelli organizasyon ve kurumlarla yeniden oluşturarak mutlu aile, güvenli toplum yapısı içersinde sosyal sorunlara çözüm üretebilirler. Çözüm sürecine uzman profesyonellerden oluşturulan kadrolar yanı sıra gönüllü, sivil oluşumlarında katarak işbirliği ve eşgüdüm içersinde toplumda sorumluluk duygusu, vatandaşlık bilincini geliştirebilirler.

Sorunlar karşısında “Bana ne”, “Beni ilgilendirmez” yerine ortak duyarlılık oluşturarak farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşama kültürü ile geleceğe güvenle bakabilir, toplumsal barış ve huzuru sağlayabiliriz.

Sivil toplum kuruluşları, ülkemizin sosyal refah düzeyinin yükselmesinde etkin, hareket kabiliyeti yüksek ve en önemli kurumlarıdır. Sivil toplum kuruluşları alanları ve uygulamalarının merkezinde, insan vardır. İnsanın bedensel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması vizyonunu oluşturur.

Fatih Kılıçarslan / Sosyal Hizmet Uzmanı / Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Başhekim Yardımcısı.