Sosyal  çalışmanın  en  önemli  niteliği,  uygulamalı  bir  disiplin  olmasıdır  ve  sosyal  çalışma  sorun  çözme  fonksiyonu  ile,  sağlık  grubu  bir  bilim    meslek   ve  sanattır.  Sosyal  çalışma da  uygulamalar  “görev  amacı”  ve  “süreç  amacına”  göre  yapılandırılır; görev  amacı  yasal  yetkinlikleri,  süreç  amacı,  danışmanlık,  psikoterapi,  eğitim  yetkinliklerini  kapsamaktadır. Kongar (1972:62)’a  göre,  mesleki  etkinlikler  bakımından  asıl  olan  “süreç  amacıdır.” Sosyal  çalışmacı,  ister “görev  amacına”,  ister  “süreç  amacına”  göre  ve/veya  her  iki  odak  amaca  göre  çalışırsa  çalışsın  “ psko-sosyal  teşhis”  ve  “psiko-sosyal  tedavi”  temel  mesleki  eylem  planını oluşturmaktadır.  Sosyal  çalışmacı, psikolog  veya  sosyolog  değildir  mesleğin  odağı  “çevresiyle  birlikte  kişidir”. Sosyal  çalışmacı  kişilik  tahlili  yapar  ama  buradan  hareketle  sorun  çözümüne  gider, sadece  kişilik  tahlili  yapmak  ve  orada  kalmak,  mesleği  psikologlaştırır. Sosyal  çalışmacı  toplumsal  projeler  yapar  ama  buradan  hareketle,toplumsal  sorunların  çözümüne  gider, sadece  proje  oluşturmak  ve  orada  kalmak,mesleği  sosyologlaştırır.Sosyal  çalışma  kendi  ürettiği  bilgilerle diğer  disiplinlerden  aldığı  bilgileri  harmanlayarak  “psiko-sosyal”  bir  işlem  gerçekleştirir.Örneğin “koruyucu  aile”  kararında  ,  ailenin  hangi  koruyucu  aile  modelinde  olması  gerektiği  kararını  vermek  yasal  yetkinliktir  ve  sosyal  çalışmanın  görev  amacını  ifade  eder.Koruyucu  ailelere  eğitim  ve  danışmanlık  vermek,  psikoterapilerini  yürütmek  sosyal  çalışmanın  süreç  amacını  ifade  eder.

Bir  problemin  çözülmesi,  karşısındakinin  probleminin  bünyesini  anlaması  “teşhis”  koyması  ile  mümkündür.  Kişisel  çalışmada  “teşhis”  problemi  meydana  getiren  faktörleri  bulmak  ve  şahsın  probleme  karşı  gösterdiği  tepkilerle  birlikte  problemin  bünyesinin  gereği  kadar  etraflı  ve  doğru  öğrenilmesi  diye  tarif  edilir (Nicholds,1963:43).

Mikro  düzey  sosyal  çalışma  uygulamalarında,  çocuğun  evden  kaçması  bir  “semptomdur”.Her  semptomu  besleyen  bir  çok  neden  olabilir. Evde  istismarın  varlığı, çocuğun  evden  kaçmasına neden  olmuş  olabilir,  ya  da  ders  başarısızlığı evden  kaçma  nedeni  olabilir,  ya  da,  kardeş  rekabeti  sonucu,  dağılan  ego  için  evden  kaçma  neden  olabilir.  Görüldüğü  gibi  evden  kaçma  teşhis  değildir  sadece  bir  semptomdur.  Semptomun  nedenleri  sosyal  çalışmada  “teşhisi”  ve  “psiko-sosyal  tedaviyi”  ifade  eder. Evden  kaçma  nedeni  olarak  “psiko-sosyal  teşhis” ,  evden  kaçan  çocuk  için,  bir  “iç  nedene” ,  bir  “dış  nedene”  ve  iç  ve  dış  nedenlerin  bileşimiyle  ifade  edilen  senteze,  formülasyon  olarak  bağlanabilir. Sonrada  “psiko-sosyal  tedaviye “  geçilir.

Uzmanın  mülakattan  sonra,  sağlam  bir  “yorum”  ve  “açıklama”  yapması (Porter,1949;Hinckley ve Fenklason,1942;Darley,1946;Hamilton,1965; Kongar,1972:82-83), gerekir  ve  yapılan  yorum,   “psiko-sosyal  teşhis  ve  tedavinin”  uygulanması  demektir.

Psiko-sosyal  tedavinin ,  Friedlander (1940:200)’e  göre,  faydalı  olabilmesi  için,  dikkatle  konulmuş  bir  “teşhise”  dayanmalıdır.  Yine  Friedlander (1940:198)’e  göre,  etüdde  ve  teşhisde kullanılan  “psiko-sosyal  tutum”  aynı  zamanda, “tedavi”  amacının  ve  metodunun  özelliğini  teşkil  eder.

Ulusal  Sosyal  Hizmet  Uzmanları  Derneği (NASW) Etik  Kodlarına  göre, sosyal  çalışmanın  sorumluluğu,  müracaatçıların,  “iiyilik halini”  artırmaktır. “İyilik  hali  için,  müdahele  tarzı,    “psiko-sosyal  teşhis  ve  tedavi”  işlemidir.Bir çok  tretman (tedavi) modelini   içinde  barındırır.

ABD  genelinde  duygusal/davranışsal  bozukluklardan,  ciddi  olarak kişinin  gündelik  hayatını  engelleyen  ruhsal  hastalıklara  kadar değişen  çeşitli  ruh  sağlığı  sorunları  nedeniyle,  yetişkinleri,  gençleri   ve   çocukları  “tedavi “  eden  klinik  sosyal  hizmet  uzmanları  bulunmaktadır(Zastrow,2013:223).

Akıl  hastaneleri,psikiyatri  kliniklerinde,  bir  psikiyatr, bir psikolog  ve  bir  sosyal  çalışmacı  görev  almaktadır.  Çocuk  rehberliği  kliniklerinde  ise,  bir  psikiyatr,  bir  psikolog ve  en  az  üç  sosyal  çalışmacı,  yataklı  tedavi  kurumlarında,  her  üç  yatağa  bir  sosyal  çalışmacı  kriteri  bulunmaktadır(Çakmaklı,1995:319).Sosyal  çalışmacının  “psiko-sosyal  teşhis  ve  tedavisi” tıbbi  bir  tedavi  değildir, tıbbi  tedaviye  de  destek  veren  ayrı  bir  ele alış  şekli ve  “terapötik gücü”  olan uygulamalardır..

“Psiko-sosyal  teşhis  ve  tedavi”  bin  dokuzyüzlü  yılların  başından  beri  Mary  Richmond, Hamilton,  Friedlander,   Nicholds,   Satir,   Barker  ve  bu  konuda   dünyanın  sayılı  lideri   ve   Freudla   aynı  ansiklopedide  yer  alan  Çakmaklıdan  bu  yana  vurgulanan  bir  kavram  olarak  öne  çıkmıştır  ve  sosyal  çalışmanın  ana  omurgasını  oluşturmuştur..

Genelci  ve  eklektik  sosyal  çalışmanın  yedi  aşamalı  müdahele  tarzı,  bireysel   ve  toplumsal  paradigmada ,  psiko-sosyal  teşhis  ve  tedaviyi  ifade  etmekte  olan,  mesleğin  terapötik  gücünün  muhteşem  bir  tesisidir..

Okyanuslar  kalbinizi,  gökkuşağı  gönlünüzü  doldursun…

Uzm.S.Ç. Kemal  Güdek(MSc) İ.Ü.İst. Tıp  Fak. Tıbbi S.Ç. Başk. İ.Ü. Sabif Sosyal Hiz. Bl. Öğretim  Elemanı