Röportaj; Umut Yanardağ

U.Y: Kendinden bahseder misin?

Fatih Kılıçarslan: Fatih Kılıçaslan sosyal hizmet uzmanıyım, Ankara Beypazarı doğumluyum 1992 Hacettepe Sosyal Hizmetler Yüksekokulu mezunuyum.

U.Y : Kaç yılında başladın

Fatih Kılıçarslan: Sivil toplum çalışmalarına üniversite yıllarında başladım, öğrenci faaliyetlerinde öğrenci organizasyonlarında yer aldım özellikle öğrencilerin bir araya gelmesi grup içerisinde etkileşim kurması, belli konularda organize olması öğrenciyken kadın ve aile dergisinde sokak çocukları  ile  özellikle sosyal hizmetin çocuk sorunu kadın sorunu aile sorunu ile ilgili makaleler yayınlamaya başladım, öğrenciler  ile bir araya gelip sosyal çalışmalar yaptık. Mesela il dışında bir araya gelip gezi organizasyonları yaptık.

U.Y : Aktif bir organizatördün

Fatih Kılıçarslan : Tabi tabi,  meclise gidip insan hakları ile ilgili, o dönemde baş örtülü birkaç kız öğrenci sınava alınmıyordu, Keçiören’de  vatandaşı da sürece dahil ederek bir imza kampanyası başlattık, ilk faaliyetlerim orada başladı benim, insan hakları komisyonundaki milletvekillerini teker teker ziyaret ettik, imzaların fotokopilerini verdik. İnsan hakları komisyonuna resmi müracaatçımız başladı, burada halk temelli mağduriyetlerle ilgili özellikle kamuda sosyal hizmetin farkındalığı ile ilgili çalışmalara başladık. Daha sonra

U.Y : Kaç yılında atandın devlete

Fatih Kılıçarslan : 1993’de Bitlis Devlet Hastanesine atanarak başladım, bitlis devlet hastanesinde de enteresan çalışmalar yaptım. Sağlık müdürlüğünde devlet hastanesinde bir işe yaramadığımız anlaşılınca bizi eğitim şubesine verdiler. Sürdüler daha doğrusu, vekil şube müdürü olarak göreve başladım, ilk sağlık müdürlüğü bültenini fotokopiyle çoğalttım, doktorlardan yazı alarak, kendim de  intihar ile ilgili yazı derlemiştim ve 5-6  ay bülteni yayınladık, sağlık bakanlığa da gönderdik, aynı zamanda Bitlisteki tüm sağlık kuruluşlarına da dağıttık , ilk radyo programı Bitlis fm ‘de o dönemde özel radyolar kurulmuştu, doktorlarla her hafta  sağlık konularıyla ilgili söyleşiler başladık

U.Y: Şu an Tgrt Fm radyoda program yapıp gazete de yazıyorsun, o zamandan geliyor

Fatih Kılıçarslan : Tabi tabi,  ondan sonra konferanslar düzenledik, sağlık meslek lisesinde lise öğrencilere, ana çocuk sağlık merkezinde eğitim programları düzenledik yani buradan üniversite yıllarından gelen organizasyonel beceri belli amaca belli alana yönelik faaliyet organize etme yürütüme ekip çalışması içerisinde hareket etme doktoru idareci yöneticileri dahil etme, kaynakları planlayıp uygulama gibi eğitim şube müdürü olarak başladık 95 ‘den sonra bakırköy’e  geldiğimde vakıflara ve stk’lara yöneldim, senin merak etiğin bu alan değil mi

U.Y : Evet abi,

Fatih Kılıçarslan: İlk profesyonel STK faaliyetlerimi, çocuk akıl ruh sağlığı vakfında başladım.

U.Y : Sizin iki derneğiniz var bir aile der bir de uluslararası sosyal hizmette meslek derneği

Fatih Kılıçarslan : İki yıl önce genel kurulunu yapmadığımı için uluslararası sosyal hizmette meslekte birlik derneği kapandı, ama sosyal medya da var . Ama aile der devam ediyor, İstanbul aile araştırmaları eğitim ve danışmanlığı derneği .

U.Y : Çeşitli projeler yapıyorsunuz, katkıda bulunuyorsunuz neler yapıyorsunuz

Fatih Kılıçarslan: O derneğin kuruluş amacını ve rolünü, şöyle söyleyeyim Çocuk Akıl sağlığı derneği, çapa çocuk  ergen ruh sağlığı abd başkanlarının 69 yılında kurduğu ve çocuk ergen ruh sağlığı alanında bilgilendirici , toplumsal farkındalığı oluşturucu özellikle uyum ve davranış problemleri gösteren çapada takipli çocuklara ve ailelerine hizmet veren bakanlık kurulu yararıyla kamu yararına bir dernek, 2004 ve 2008 yılları arasında iki dönem yönetim kurulu üyeliği yaptık bu dernekte biz aile terapileri arasında uyum ve davranış problemleri gösteren çocuklara yönelik aile rehberliği yaptık. Bu çalışmanın süpervizörü İngiliz Stephan Bora , biz  onun süpervizörlüğünde hafta içleri 16.30’dan 20’ye kadar eylül ekimde başlayıp hazirana kadar 4 yıl aile rehberliği çalışmalarını yürüttük, aile derin  temel alt yapısı da burada oluştu, burada sosyal hizmet ile ilişkisini vurgulayacağım. Sosyal hizmet genel olarak bireyi aile ve toplumsal çerçevesi ile ele alan bir meslek, bireyin problemini aile ve toplumsal sisteminden bağımsız ele almamak gerekiyor, mutlaka o bireyin problemini etkileyen aile ve toplumsal faktörleri de değerlendirmek gerekiyor, aile danışmanlığı aile terapisi önemli uygulamalar.   Sosyal hizmet çalışmasını alt yapısını oluşturuyor, 2011 ben buradaki tecrübelerimi  kendi derneğimi kurarak sağladım. Şimdi biz o çalışmaları yürütürken önemli farklarından biri multidisipliner. Çocuk Akıl Sağlığı Derneğinde  biz çocuk ergen psikiyatristi, erişkin psikiyatristi, psikolog, hemşire pskiyatri hemşiresi sosyolog rehber danışman, çoklu eğitimler aldık ve uygulamalar yaptık. O çalışma benim aile çalışmalarına alt yapı oluşturdu, bir meslek mensubusun alana dair sivil toplum modeli altında organize olmak ve bu alana faaliyetler planlamak çok önemli, Türkiye’de temel problemlerden birisi bu . Halen çok disiplini çalışma esnekli uyumu ve işbirliği yok , çünkü herkes  kendi meslek grupları içerisinde faaliyetlerini yürütüyor, kurumlarda halen içedönük örgütlenme ve uygulama var, bunu kamuya açık farklı disiplinler içinde sağlama deneyimi gelişmiş değil,  bu benim Bakırköy ruh ve sinirde çalışmamla da ilgili çok disiplini ekip çalışmasında faaliyet gösteriyorsun, aile danışmanı ve aile terapisi çalışmaları ve bu deneyimlerimle aile deri 17 kişiyle kurdum. 17 kişi içinde doktor, psikolog, hukuki danışman, hukuk çok önemli 17 kişiyle bir derneği kurduk.   Ve aile alanında farklı disiplinleri bir araya getirdik ve özellikle çocuk ergen ruh sağlığı, aile sağlığı alanında bilimsel çalışmalar yapmak.  Eğitim seminerler düzenlemek,  o aşamaya geçemedik danışmanlık hizmetleri vermek, o  tabi   iktisadi ünite kurmayı gerektiriyordu, ticari boyuta girmedim, sivil toplum faaliyetinde kaldım iyi ki kalmışım

U.Y : Sen klinik odaklı çalışıyorsun ama topluma da temas eden bir yanın var, yaptığın çalışmalarda neler yapıyorsun

Fatih Kılıçarslan : Şimdi o çalışmalara nasıl başladım. Kadından topluma diye bir grup var, bu grup  yaklaşık 28 30 yıldır biraz muhafazakar ve dindar bir grup, muhafazakar ve dindar bir çevrede kadınların özellikle anne eğitimi  her anne bir okul bir projesiyle bu kadınlar önce okuma grupları evlerde psikoloji ve pedagoji okumaları başlamışlar, bu projenin mimarı Nejla Koytak , bu grupla değişen toplumla aile ve  baba çocuk iletişimi konusunda seminerlere başladım. Sonra belediyelerle birlikte belediyelerde projeler alıyor, üç aylık eğitim programında burada Kemal Sayar var, Nevzat Tarhan var Mücahit Öztürk var ben de sosyal hizmet uzmanı fatih Kılıçaslan olarak kapanış programlarında değişen toplum ve aile konferanslarına başladım. Güngören, Tuzla, Pendik, Bahçelievler, Bayrampaşa Belediyeleri en son Üsküdar Belediyesi’nde katıldım, yine bir yerlerde başlamışlardır programın sonunda beni davet ediyorlar. Yaklaşık 9 yıldır  bu eğitim grubuyla aile eğitimi. İkinci bir önemli çalışma 1884 İstanbul Vakfı var.  İstanbul Erkek Liselilerin kurduğu bir vakıf, Kemalist, bak ben ne kadar açık bir adamım bunlar seküler bir vakıf bu ekiple de 4 yıl İstanbul’un liselerinde ortaokullarında Küçükçekmece esenlerden, tabi benim kadar insana dokunmuş alana dokunmuş sosyal hizmet uzmanı tanıyor musun ? Az sayıda vardır,  bu grupta dört yıl ayda iki  lise olmak üzere 18-20 arasında  eğitimler verdim burada da gençlerin ruhsal sorunlarına yaklaşım konulu, Vahdi de vardı, çocuk akıl sağlığı derneğinden vardı,  yaklaşık 50 ye yakın psikolog psikiyatrist olmakla 200 gönüllüyle 4 yıl projeyi yürüttük yaygın halk eğitimleri ve aile eğitimleri çalışmaları, bunlar baya bir birikim sağlıyor, sonra Aile der’de kendi merkezimi kurarak o çatı altında seminerleri ve eğitimlerini, sen de konuğuydun

U.Y : Eğitim ve seminerler ağırlıklısın , gazete yazarlığın var

Fatih Kılıçarslan: Ulusal gazete Milatta köşe yazarlığım devam ediyor, önce haftada iki gün yazıyordum tabi tüketiyor, haftada iki gün, dünyanın en zor işi köşe yazarlığı para almadığın zaman daha zor, telif alsan daha farklı olur

U.Y : Ulusal bir gazete

Fatih Kılıçarslan: Tabi , tüm Türkiye’de yayınlanan bir gazete, akredite, Anadolu ajansı gibi ulusal ajans tarafından takip edilir, beni kültür şurasına davet ettiler yazar olarak, Tgrt Fm 4 yıldır iletişim dünyası programında radyo programı yapıyorum. Sana onu anlatayım, ben ABD’de Turkish Daily News diye Türkçe yayınlanan bir gazetede bir yıl yazı yazdım, çok kişi bilmez basın kartı da aldım, bazı şeylere basın kartıyla maçlara fuarlara girebiliyordum, bir yıl Florida eyaletinde yayınlanan Türkçe gazetede köşe yazarlığı yaptım amatör yarı profesyonel medya çalışmalarım var, hatta Akra Fm diye bir dini içerikli radyo kanalında Değişen Toplum ve Aile diye bir program yaptım benim üzerinden kurgu ile, oradan telif alıyordum, program başı 30 TL yıla telif alıyordum,  o zaman için iyi bir para, medya ile ilişkilerimi sürdürüyorum. Şunu söyleyeyim ekonomidoktorunuz.com diye bir haber sitesi var oradan yazıyorum hemen açıp bakalım sen hiç gördün mü ekonomi sayfasında sosyal hizmet uzmanı.

U.Y : Peki bu yaptıklarını meslek elemanı olarak düşündüğünde neleri kullanıyorsun

Fatih Kılıçarslan : Şimdi sosyal hizmet uzmanının en önemli becerisi yetisi toplumla çalışmadır organizasyon, öğrenci yıllarından sonra alt yapıyla aslında grup olma grubu organize etme belli bir amaca yönelik sevk etme

U.Y : Neler yapıyorsun da sevk ediyorsun bir örnek üzerine

Fatih Kılıçarslan: AYBUDER, Ayık Yaşamda Buluşalım Derneğinde madde bağımlılığı ve sosyal hizmet eğitimi düzenliyoruz. Bu  eğitimde multidisiplinler 8 kişilik bir kadro var.  Bu ekiple tabi geliştirdiğimiz bir meslek  profesyonel arkadaşlığı var. Bir amaç belirliyoruz bu hedef ne üzerine oturuyor , madde bağımlığı çalışmalarında sosyal hizmetin önemi ben bunu yıllardır Amatem ‘de   görüyorum yaşıyorum uygulayıcı olarak bunun  farkındayım peki bu amaca yönelik yılılar içerisindeki mesleki ilişkimizi bir eğitim organizasyonu içerisinde olması gereken parametreler nedir bir akademisyenler bilimsel yönü iki uygulayıcı yönü saha uzmanı bilimsel bölümü ile ilgili Esenyurt Üniversitesi Sosyal Hizmet bölüm başkanı Yrd. Doç. Evren Bayram, işte Yrd. Doç Taner Artan,  Yrd.Doç Abdülhakim Beki, mesela Evren Bayram Antroplog, ben inanıyorum ki  bu meslek insan bilimi alanı bu ekibin içerisinde mutlaka yer almasını düşündüğüm için bu ekipte, burada en önemli işlerden birisi de iki aylık bir eğitimin programın programlanmasıdır.  Sosyal hizmet bilimi uygulamaları hem de alanın gerçekliği üzerinden plan yapıyoruz, oturduk Kemal Güdek ile madde bağımlığı ve sosyal hizmet uygulamaları nasıl olmalı,  bir bireyle, iki grupla, üç toplumla çalışma, peki madde bağımlılığıyla çalışma hangi parametreleri içerir, bir koruyucu önleyici iki tedavi edici , üç rehabilite aşamaları, koruyucu önleyici bireylerle grupla, toplumla çalışma  , tedavi edicide bunların parametreleri ve rehabilitasyon aşamasında Aybuder ekibi de  psikososyal destek   çalışmalarını yürütüyor. Üçüncü basamak düzeyde 12 adımda  madde bağımlığı basamak programını uyguluyorlar aynı zamanda sosyal hizmet eğitimi almışlar, enteresan onlar da sosyal hizmet kökenliler, eski bağımlı bunlar, biz bunlarla bir araya gelerek hazırladığımız bilimsel program içerisinde

U.Y : Exuser ların katılıdığı akdademik yaygınlaştırılmış bir program

Fatih Kılıçarslan : Aynen

U.Y : Aybuder ile nasıl tanıştın

Fatih Kılıçarslan: Bu da çok önemli ben dört yıl önce “risk altında korunması gereken çocuklar” çalıştayı düzenledim. Dört yıl öne stk ları organize ettim Başakşehir’ de, 50 ‘ye  yakın stk katılımıyla, Başakşehir Belediyesi ve  kaynak kuruluş olan iki firmanın katkılarıyla. en önemli risk  altında kalan çocuklar bağımlı çocuklar, aynı zamanda ben Türkiye Aile Platformu kurucusuyum. Türkiye’de yaklaşık 130 stk’yı bir araya getiren çatı kuruluş, Ayduber de üyesi, ben bunlarla yaptığım toplantılarda bire bir ilişki kurdum, risk altında çocuklar çalıştayında  panelde yer verdim. Oradan geliştirdiğimiz bir ilişki var. Sonra  gittik merkezlerini ziyaret ettik, iki üç yıl sonra bu eğitimi planlarken, burada dikkatini çekerse ilişkiyi kullanıyorsun. Şimdi benim mesela şöyle bir özelliğim var. Ben  yerinde duramayan bir insanım. Örnek veriyorum. Ben Bakırköy’e geldiğim zaman sürekli Bahçelievlere Yetiştirme Yurduna gider, İsmet Galip’i, Taner Artan’ı il müdürlüğündeki arkadaşları ziyaret ederim, onlardan bir Allah’ın kulu gelip Fatihçim  seninle tanışalım çayını kahveyi içelim olmadı, öğrenci hareketlerinin böyle bir alt yapısı var, öğrenci hareketlerinden bulunmak sürekli hareket ve iletişim halinde onlarla yerinde ortamında ilişki kurarak birlikte işbirliği içerisinde hareket etme kabiliyeti  kazandırıyor, aslında sosyal hizmetin eğitiminin  önemli faaliyetlerinden biri  yani etik olma  birlikte olma işbirliğinde eşgüdüm içinde hareket etmek bunların alt yapısı dostluklar arkadaşlıklar belli amaçlara ve hedeflere yönelik faaliyetler. Ne yapıyoruz, Hollanda’dan stajyerler geliyordu, Hollanda’da stajyerleri gönderen üniversite Sabri Yavuz diye bir hoca ile  iki yıldır öğrencileri üzerinden görüşüyorum. Dedim biz uluslararası madde bağımlılığı ve sempozyumu düzenlemek istiyoruz, AYBUDER ekibinin Antalya Büyükşehir Belediyesiyle ilişkileri var şu an orada  merkezleri ver , hem Kıbrısla,  Kıbrıs Başbakanlık Uyuşturucu ile mücadele komisyonuna uluslararası sempozyum önerisinde bulunduk.  Şimdi eğer bütçesini oluştursak Hollanda asıllı madde bağımlılığı eğitimi veren İzortt diye bir madde bağımlılığı merkezi var o merkezi de sürece dahil eden, Erdal Cenan’ı aradım, böyle bir çalışma alt yapısı oluşturuyoruz, seni de davet edeceğiz. Şunu demek istiyorum. Sürdürebilir hareket halinde organizasyon ve ilişkiler belli amaçlara yönelik girişimciliğinin önünü açıyor,  yaratıcı düşünceye sahip olmalı shu, ben farklı ne yapabilirim, bu benim 30 yıllık kişisel var oluşsal bir yapı olarak meslek mensubu olarak eğitimci olarak ya da diyelim vatandaş olarak,  bir tecrübeye birikime dönüştüğü zaman atraksiyonel oluyorsun. Öğrencilere dedim ki şu an bir proje yapıyoruz, Gelişim Üniversiteli öğrencileriyle, Çapa Tıp Geriatri Klinilğinde ayaktan takipli yaşlılara psikososyal destek programı yapıyoruz, 12-13 shu öğrencisini organize ettik, çapada Filiz hanım var shu geriatri ‘de çalışan, o  yaşlıları belirledi, öğrenciler hakkında bilgilendirdi, biz öğrencilere adres telefonları verdik bak organizasyon, hamallıkta yapıyorsun çocuklara cesaret, yol yöntem, çocukları harekete geçirme, ve kasımdan beri  13 tane yaşlıyı shu öğrencileri ziyaret ediyor, belli saatlerde bir araya geliyor, belli uğraş terapileri bu da mesleki bir kavram ezbere iş yapmıyorsun,  bilimsel  mesleki uygulamaları da yapıyorlar

U.Y : Ne yapıyorlar

Fatih Kılıçarslan: Çocuklar cd’lerden albüm yapıyorlar, eski fotoğrafları yapıştırıyorlar, mesela oradan bir albüm çıkarıyorlar, şimdi komşuları da organize etmişler, kazak mazak örüyorlar , apartmandaki komşularda geliyor, börek pasta, havalar  düzelsin belediyenin beyaz gezi programı var ,  öğrencilerden birine beyaz gezi sorumlusunun telefonunu vereceğim, diyeceğim ki  çapa geriatri polikliğindeki yaşlılarla birlikte psikososyal destek organizasyonunu yürüten öğrenciler beyaz gezi faaliyeti, şu da olabilir, darülacezeyi de ziyaret edebilirler şimdi aklıma geldi kurumda kalan yaşlıların kurumda kalanları görmek ne kadar önemli biz halimize şükredelim bizden daha zor durumdaki yaşlılar var öğrenciler planlayabiliriz

U.Y : Peki çalışmaları gerçekleştirirken zorluklarla karşı karşıya kalabiliyor musun ?

Fatih Kılıçarslan : Yok açık söyleyeyim şu ara çok kolay organize edebiliyorum.

U.Y : Bunu yapmanı sağlayan ne

Fatih Kılıçarslan: Anahtar kavram Sürekli ve sürdürebilir faaliyet içerisinde olmak. Sürekli ve sürdürebilir enstrümanlar, basın ilişkilerim sosyal medya ilişkilerim çok önemli, bu aslında bir algı yönetimi olayın özünde bu var yani  bir projenin tanıtımı projeden çok daha önemli, ben istediğim bürokraside kapıyı açabiliyorum, yıllardır meslektaşlarımdan tanıdığım  insanlara diyorum ki öğrencileri yönlendiriyorum o faaliyetle ilgili yardımcı olmanızı rica ediyorum, bazı faaliyetleri kendi derneğimle yapıyorum yazılı olarak .

U.Y : Bürokratik  süreçleri  yönetiyorsun

Fatih Kılıçarslan: Evet, burada şu var 25-30 yıllık mesleki tecrübeyi planlayıp koordine edip uygulamaya geliştirmek reflekse dönüşüyor, sürecin başından o sürecin nasıl yönetileceği ile ilgili argümanları kurumlar yazışmalar ile ilgili her bir dinamiği düşünmek ve yönetebilmek 25-30 yıllık sosyal hizmetin içinde olmak lazım, klasik devlet memuru değilim, bu işten varoluşsal haz alıyorum. 2 sene önce Gelişim Üniversitesine Veli Duyan hoca gelmişti, başkanlığını yaptığı panelde söyledim. Psikodinamik dinamik kökenlerini  ben anasız ve babasız büyüdüm kendi engelimi aşma çabam benim çocukluktan itibaren  profesyonel bir mesleğe ondan sonra profesyonel meslekte uygulama ondan sonra başka bir meslekte  kurumsal hizmet ve stk ve gönüllü hizmet altında başka insanların engelleri aşmanın kaynağını oluşturuyor, yani kendi iç dinamiklerimden geçerek kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarım bir şekilde toplumsal enerjiye toplumsal dinamiğe hem profesyonel mesleki çalışmalara, hem sivil toplum gönüllü çalışmalarına  dönüşüyor, bu mesleğin duygu yönetimi çok önemli, eğer sen bizi diğer mesleklerden ayıran diğer mesleklerde de öyle

U.Y : Yaptığın işlerde senin yerine başka bir mesleğin elemanı olsa neyi farklı yapardı ?

Fatih Kılıçarslan:  Bu da güzel bir soru, ben sistemik bütüncül bakıyorum, bir parça açısından planlama programlama organize etme değil, bir bütünsellik açısından da dikkate alıyorum yani bütünün tüm parametrelerini bileşenlerini süreç yönetiminde iş yönetiminde önemlidir bu yöneticilik becerisidir, bir psikolog kendi mesleği açısından bakar ama ben bir yönetici gibi olaya bakıyorum ve planlamayı programlamayı da böyle düşünüyorum ve uyguluyorum,  bunu her sosyal hizmet uzmanı yapamaz, ben başhekim yardımcılığı yaptım,

U.Y : Yöneticilik tecrüben

Fatih Kılıçarslan : Yöneticilik tecrübem ben önceden meslek elemanıydım sadece kendi boyutumla algılıyordum ,Başhekim Yrd. Olunca doktoru da hemşireyi de idari yapıyı da gördüm ve  benim sosyal hizmet  uygulamam için ne kadar önemli birleşenler olduğunu da fark ettim bunların ve  yöneticilik ve aslında sosyal hizmet mesleği bir yönetim mesleği iyi bir yönetici olmak bir meslek elemanı olmak için sistematik bakmayı bütüncül bakmayı bağımlı ve bağımsız değişkenler vardır ya bağımlı ve bağımsız değişkenlerin etkilerini ve sonuçlarını da  tecrübeyle  değerlendirmeyi gerektiriyor yani, örnek veriyorum sen hasta hakları birimindesin, geçen hasta haklarında eğitim verdim, hasta hakları sorumlusu vatandaş  sorunu anlattığında onun yanında sorunu görüşmemeli,  onun sorununu dinledikten sonra  ondan sonra onu dışarıya çıkartmalı dışarıda bekletmeli ben sizin sorununuzla ilgili yetkilerle görüşeceğim demeli ,dışarıdayken görüşmeyi yapıp her iki tarafı dinledikten sonra değerlendirmeli hızlı karar verip vatandaşı  çağırmalı, bunu niye söylüyorum, hasta haklarında çalışan bazı arkadaşları gördüm.  Böyle yapmıyordu, vatandaşın yanında konuşurken bir kere vatandaş müdahale etmeye başlıyor. Buradan bir noktaya geliyorum iyi bir yönetici iletişim ve ilişki yöneticisidir. Hem iletişim hem ilişki süreçlerini refleksleriyle iyi yönetmeli çünkü siz uyguladıkça bu iletişim becerinizi ve ilişkinizi yönetme faaliyetlerinizi geliştiriyor, birbirlerini benzeyen tamamlayan ayrı şeyler, sözün özü şu ben meslek hayatımda öğrendiğim şey  iyi bir iletişimci olmak ve ben sosyal hizmetin  konseptinin dezavantajlı gruplar değil sadece  toplumun her kesiminden insanın olduğu her yerde iyi bir iletişim koordine eden yöneten koordine eden alana özgü işlevselliğine özgü değerlerini de uygulamalarını da  değerleriyle

U.Y : Senin değerlerin ne

Fatih Kılıçarslan : Savunuculuk ilkesi, bunu her yerde anlatıyorum , şöyle bir şey gelişti. Açık ve şeffafım ben bunu evrensel değer olarak kabul ediyorum bir kesime ait değil insan hakları bizim mutlaka sosyal hizmetin durduğu yer burasıdır, para kazanmaktır ama vahşi kapitalistler gibi sömürmek ezmek değil. Mesleki becerisinin parasal karşılığını almaktır elbette ama mutlaka dengeleyici olması lazım, yani sosyal hizmet uzmanı savunculuk ilkesiyle zengin ve fakir arasındaki deneyi sağlıyor.  Çocukla ebeveynle dengeyi

U.Y : Nasıl sağlıyorsun bu dengeyi

Fatih Kılıçarslan : Tarafsızlık, yansızlık benim en önemli farkım terapistlik, shular terapötik becerileri kültürü olmazsa olmaz becerileri ve eğitimleridir bu eğitimleri almayan bu tezgahtan geçmeyen kişi shu olamaz, bu sana objektif tarafsız yansız olmayı ,bütüncül sistematik düşünerek, tüm parametreleri düşünüp sonra da karar almayı gerektiriyor.  Aldığın kararlarda sağlam duracaksın, olumlu olumsuz sonuçları olacak, içe bakışlarında ve daha doğrusu eleştirel sorgulayıcı özelliğine yanlış kararlarını da süreç içerisinde değiştireceksin. Ben mesleğin ilk yıllarda da bunu yaşadım, aldığım kararlarda tereddütler kaygılar yaşadım,  acaba doğru muyum, çevremdeki insanlar onay veriyor mu ?  bunlar gelişim dönemlerinde çocuk genç içinde birey içinde hep birilerinden takdir almayı gerektiriyor, benim anasız babasız büyümemin en önemli avantajlarından biri bu , çocukken bir etiket alıyorsun kimsesiz yetim, ben bunu çocukken gençken aşmışm, kimsenin benim için ne dediğini, ha önemserim bakarım ne dediğine ama çokta  onun baskısı altında kalmam, neder beni takdir eder mi, bu benim hareketimi sınırlamaz, karar verdim mi  nasıl düşünürlerse düşünülsün, inandığım kararların arkasında da dururum, bu da benim sonuca ulaşmamı sağlıyor

U.Y : Bu ülkede değil de  farklı bir  ülkede yapsaydın neyi farklı yapardın

Fatih Kılıçarslan: Bak onu da çok iyi  inceledim Almanya’a 10 yıldır gidiyorum, alman toplumu bir kere rolleri sen de biliyorsun rolleri sınırları çok belirgin bu insanı sınırlıyor, Almanya’yı çok seviyorum orada yaşamaktan keyif alıyorum ama bana uygun değil kurallara standartlara çok uygun hareket ederim ama yaratıcı düşünce farklı fikir aynı zamanda aksiyon ve eylem, eylemlerimi sınırlar , bizim gelişmekte olan ülke olmamız avantajlar sağlar, ikinci bir iş yapamazdım, ben 95’den beri ikincil işten para kazandım ve ben bu meslekte  hiçbir zaman ticari kuruluş kurmadım emekçi olarak engellli bakım merkezinde çalıştım, bireysel grup çalışmaları hem de valilik onaylı, Almanyada ikinci bir iş yapamazsın, o işin dışında yetki ve sorumluluk vermezler, ama bunu kabul etmiyorum ama İstanbul gibi bir yerde ev geçindirmek kolay değil fakat bu zorluklarla mücadele etmek insanları geliştirir benim yorucu çalışmalarım hepsi çok ciddi emek gerektiriyor benim gelişimi de çok sağlamıştır

U.Y : Bu benim en iyi çalışmam,  ne anlatırdın

Fatih Kılıçarslan: Ben şunu söyleyim, shu yönetim organizasyon becerisi uygulayıcısı ve bunu aslında sadece kendi mesleği disiplini için değil farklı disiplinlerde de planlayıcı programlayıcıdır, bunu müdürlük genel müdürlük gibi değil,  üçüncü sektörde

U.Y : Rolü ne olmalı

Fatih Kılıçarslan: Kar amacı gütmeyen sosyal hizmet faaliyetlerin birincil kurumu olması lazım, Türkiye’de sosyal devlet kendi yetkisini iyi denetleyip takip ederek şu an uygulandığı gibi değil ideolojilerden arınması lazım profesyonellerle yapılması lazım ben klişe kuruluşlarını da gördüm Katolik klişesini de gördüm cemaatler de yapabilir ama bilimin ve mesleğin sınırları içerisinde yapabilir, bunu bilimden meslekten uzak yapamaz, hayır işi yeterli değil sen profesyonel bilimsel shu psikolog doktorla çalışman lazım, ihh ‘nın yetimler çalıştayına gittim aynı şeyi söyledim onlar şimdi yetim vakfı kuruyorlar  onlarda bu standartlarda düşünüyor,  30-40 ülkede yetimhane var, yetim kelimesini sorguladım, yetim kelimesi damgalayıcı bir kelime bunu söyledim anasız babasız oldum ama kimsenin bana yetim gözüyle bakmasını istemedim, yetim benim enerjimi kısıtlar, ama işte kurumsal olarak isimde kullanacağız ama hizmetten yarar sağlayıcı gibi felsefeyi bu şekilde oturtacaklar, şunu söylemek  isterim. Biz aslında bu çok önemli demokratik katılımcı girişimci ve toplumun her kesimiyle mesleki ilke ve değerlerine bu ülkenin özellikle sivil toplum örgütlerine katkı sunabiliriz

U.Y : Nasıl sunarız ?

Fatih Kılıçarslan: Bir kere ideolojik takıntılardan geçmek lazım burada savunculuk rolü, hem uygulayıcı olarak

U.Y : Örneklendirebilir misin

Fatih Kılıçarslan: Şöyle söyleyeyim yaptığım çalışmalardan bahsedeyim şimdi biz  çok örnek var ama, biz hayat vakfı diye bir vakıf var, çocuk gençlik merkezi var, Kumkapı bölgesinde göçle gelmiş aile için problemleri olan işsiz mesleksiz eğitimsiz, marjinal alt kültürden gelenlerle çalışıyorlar, ben eğitici eğitiminde sokak çalışması ile ilgili  çocukla ilişkilerle ilgili aileyle ilişkilerle ilgili soysal yardım desteklerinin yürütülmesi ile ilgili bu ekibe uzunca bir dönem destek verdim, bir shu profesyonel olarak eğitimci rolüyle katılabilir, uygulayıcı olarak katılabilirsin mesleki becerilerini ortaya koyarak, bizim aslında çok zengin

U.Y : Uygulayıcı olarak da katıldın

Fatih Kılıçarslan:  Saha çalışmalarında yer adlım 1884 Vakfıyla, Kadın Toplum Eğitim Gurubu ile

U.Y : Eğitim hazırlarken neye dikkat ediyorsun,

Fatih Kılıçarslan: Ben aile odaklı  çalışıyorum ben odaklı çalışmaya inanıyorum herkes her şeyi yapamaz, ben aile danışmanlığı alanında uzmanlaştım, shu akademisyeni değilim adam olmadığı için geliyorum buraya, ben burada çalışmam ben aile danışmanı eğitimcisi ve uygulayıcısıyım, bir insan kendini bir alanda sınırlarsa orada başarılı olur, maymun iştahlı her alana girmeye çalışırsan başarılı olamazsın ya bu adam her yerde rol alıyor, ben köşe yazarlığında bunu alıyorum, akademisyen değilim ben güncel konular hakkında entelektüel olarak yazar olarak sosyal hizmet alanları odaklı ruh sağlığı psikoloji odaklı shu gözüyle derleme yapıyorum bazı arkadaşlar şaşıyor ,ben her konuda yazarım bazı köşe yazarları spor yazıyor siyaset yazıyor ikisini bir arada götürüyor.

U.Y : Peki fatih abi 93’den  bu yana deneyimi özetlersen şunları

Fatih Kılıçarslan: Ben bir kere açık bireyim bir daha açık bir araya gelemeyiz, deprem oldu Marmara depreminin ertesi günü Türk Pisikoloji Derneği  ağırlıklı olarak psikologlardan oluşan bir gruptan oluşan otobüs kaldırdı ben sabahın 5 ‘inde Taksime giderek   taksimde bir arkadaş vardı onun evinde kaldım, 7 ‘de İzmit Sakaryaya gitti, birinci gün  onlarla gittim, bir tane Amerika’da sosyal hizmet eğitimi almış kadınla tanıştım, iki kişi vardı, o kadın Amerika’da eğitim almıştı, ülkemizde psikologlarla çalışmış shular’la çalışmamış, ayrıca 90 saat grup psikoterapisi eğitimi aldım, bir shu olarak farklı disiplinlerle bir araya gelmek iletişime ilişkiye açık olmak, solcusuyla müslümanıyla alevisiyle, Çağdaş Yaşam’da seminer verdim, İslami her türlü grupla seminer verdim, Atatürkçülerle çalıştım çünkü benim sınırlarım belli bana müdahale edilmediği sürece  ama burada da dengeleyerek hareket ediyorsun, insanları olduğu gibi kabul ederim aleviysen kardeşim  o senin değerindir bana saygı duymak düşer ya da sen tarikatçıysan yorumlamam o senin değerindir, insanları olduğu gibi kabul ediyorsun burada çok önemli bir mesleki ilke de var.  Dönüştürme, Manipüle etme yargılama suçlama bir profesyonel mesleki ilişki de bunu gerektirir açık birey olmak açık toplum bu mesleğinde bu alanında bireyinde gelişimi için önemli bizim temel problemimiz kapalı cemaat aşiret toplumu , bireyden gruba gruptan topluma dönüşememiş bir millet görünümündeyiz, bir toplum tasavvuru geliştirmeliyiz, bu tasavvuru da  her ne olursa olsun farklılıkları içinde barındıran farklılıklar içinde kendine güvenerek kendine değer vererek karşısındaki kişiyi de kabul edecek bir ilişki kurmayı gerektiriyor,  o yüzden ben farklı gruplarla çalışmakta zorluk çekmiyorum,  farklı mesleklerle farklı topluluklarda da çalışıyorum bu aynı zamanda  bir mesleğin danışan çalışan ilişkisiyle de alakalı

U.Y : Bu şekilde devam ediyorsun

Fatih Kılıçarslan: Aynen açık birey olmak farklılıkları kabul etmek farklılıklarla bir çatışma içinde değil uygum içinde eş güdüm içinde ifade etmek , bu benim kendimden getirdiğim bir şey, benim annem CHP, benim babam demokrat , ben bir insanın en önemli becerisi ve  kuşaklar boyunca getirdiği sistemi iyi yorumlayıp harmanlayıp beceriye dönüştürebilmesi, benim ailem benim sistemimdir, Kurt Heillborn babası alman Yahudi’si annesi Türk asıllı  profesörün oğlu  bir psikologdan süpervizyon desteği alıyorum önce grup süpervizyon alıyordum, şimdi birey olarak alıyorum, Almanya’dan altı haftada bir geliyor  bu da çok önemli bir şey sen kendi sistemini açıyorsun ve bakıyorsun bugünkü  ilişkilerini nasıl bir pozisyon tutum ve rol içerisinde alacağına bakıyorum. Çok önemli güç Türkiye’de alanda çalışan hocalar kendi sistemi açmıyorlarsa bireysel yaşantı sistemini açmıyorsan, şimdi ve burada ’lığını bir süpervizyon ilişkisinde mesela Almanya’da  profesyonel ayda iki saat bir süpervizyon desteği almak zorundadır o alanda çalışıyorsa, bu iç görü bu farkındalık ve bu kişisel gelişim adına çok önemli bir beceridir ben buna her bir görüşme için 180  lira veriyorum 2005 ‘den bu yana bu insanın kendine yatırımıdır.

U.Y : Çok teşekkür ediyorum çok sağ olasın

Fatih Kılıçarslan : Evet, ben teşekkür ederim.