Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadelede, Portekiz de 30/2000 yasası olarak anılan ve  Temmuz 2000 yılında yürürlüğe giren yasa ile eroin, esrar, kokain gibi sert ve hafif uyuştutcular ayrımı yapılmaksızın uyuşturucular cezaya tabi olmaktan çıkarıldı. Bağımlılıkla mücadele değişen yasa sonrası polisin, savcının değil daha çok doktorun, terapistin ve sosyal hizmetlinin uğraş alanı oldu. Portekiz, AB ülkeleri arasında uyuşturucu politikasını radikal bir şekilde değiştiren ilk ülke oldu. Onsekiz yıl önce halkın neredeyse % 1’nin eroin bağımlısı ve buna  bağlı olarakta  AIDS vakalarında artış Portekizde uyuşturucu politikasının radikal değişimine gidilmesine yol açmıştı. Yapılan bilimsel araştırmalar, önleme ve aydınlatmayı temel alan politikanın başarılı olduğu görülmekte. Her ülkede  uyuşturucu kullananların sayısında artış, yaş oranında iniş gözetlenirken Portekiz de uyuşturucu kullananların sayısı, özelliklede gençler arasında azaldığı tespit edilmiştir.

2000 yılında yasak ve ceza temelli uyuşturucu politikası yürürlükten kaldırılmış yerine  aydınlatma (Aufklärung) ve önlemeyi (Prävention) temel alan liberal politika getirilmişti. Bu politika hem Portekizde hemde uluslaraarası arenada oldukça uzun tartışmalara yol açmıştı. Eleştirel bakanlar, kullananların sayısında korkunç artma, özelliklede gençler arasında uyuşturucuya bulaşmanın artacağını, Portekizin uyuşturucu turistlerinin istilasına uğrayacağını ve uyuşturucu cennetine dönüşeceğini öne sürüyor, bu politikayı sorumsuz olmakla eleştiriyor ve alarm zilleri çalıyorlardı. Bir çok kesim Portekizin uyuşturucu cenneti olduğunu, her köşede çeşit çeşit uyuşturucu bulunabildiğini zannetse de uyuşturucu legal değil. Uygulamada kendi 10 günlük ihtiyaç oranında bulundurmak cezaya tabi değil. Kişisel ihtiyaç miktarıda olarakta 10 gün yetecek oranda bir miktar. Bu miktar yasada tam olarak belirlenmiş. 25 gram  Cannibis (ot), 5 gram esrar, 2 gram Kokain, 1 gram Eroin veya Crystal, 10 tane kadar LSD veya Ecstasy hap bulundurmak cezaya tabi değil.

Bu miktarlardan fazlasını bulunduranlar pazarlayıcı olarak sınıflandırılıyorlar ve cezası var, herhangi bir başka işlem yapılmıyor. İkinci kez yakalandığınızda ‘kamu düzenini bozmaktan dolayı bir komisyon karşısına çıkmak zorundasınız ( Comissões para a Dissuasão da Toxicodependência  CDT). Uyuşturucuya karşı mücadele komisyonu olarak çalışan bu ekipte bir hukukçu bir sosyal hizmet uzmanı (Sozialarbeiter) birde pisikolog bulunmakta.

Bağımlı ile kullanma davranışı/alışkanlığı masaya yatırılır ve bu davranışın olabilecek sonuçları, riskleri kullanıcıya açıklanır, çeşitli uygun destek olanakları sunulur.

Bu komisyon karşısına ikinci kez getirildiğinizde size ya para cezası (yanlış park cezası düzeyinde bir ceza), yada bir yardım kurumunda  (dernek, kilise, sosyal kurumlar vb.) çalışma görevi verebilir, belli mekan ve yerlere girme yasağı koyabilir ama aynı zamnada destek ve terapi olanaklarınıda sunar.Yılda yaklaşık 1500 kişi bu komisyona baş vuruyor destek olanaklarından faydalanıyor.

Kriminalizelikten Çıkarmak, Aydınlatma, Önleyici Metod (Prävention)

Bu yeni politikanın en önemli farkı uyuştutucuyu kriminalize durumundan çıkarmakta değil. Bu politikanın mimarı, doktorluk mesleğinden gelen João Goulão ya göre başarıya giden yolda, kullanmanın suç olmaktan çıkarılması olmazsa olmazlardan biri, ama sadece biri ve tek başına fazla etkili olmazdı.

1987 de  bağımlı hastaların tedavisi  alanında çalışmaya başlayan, 1997 den beride  Portekiz Uyuşturucuya karşı Mücadele Proğramı şefi olan Dr. João Goulão  ye göre  ‘uyuşturucu kullanan biri kriminal değil, hasta’dır. Bu hastalık çok faktörlü biyo, pisiko ve sosyal nedenleri olan bir hastalık, ceza değil tedavi gerektiren bir hastalık.

Portekizde neredeyse her ailede bir bağımlının bulunduğu, toplumsal sorunların başında gelen bağımlılık sorunu liberal uyuşturucu politikasının yeni arayışları toplumun geniş kesimlerce olumlu karşılanmış,  bu toplumsal onay yasal değişikliğin uygulanmasını kolaylaştırmıştı.

Uyuşturucunun kriminal durumdan çıkarılması ile kullananlara ulaşmak daha kolaylaşmış,  kullananlar artık ceza alma kaygısı taşımadan uzmanlara gidip danışabiliyor, destek alabiliyorlar.

Uyuşturucu Madde Kullanan Sayısında Gerileme

Liberal politika uygulanmaya başladığından beri bağımlıların sayısında korkulduğu gibi artış değil tam tersine azalma gözlenmekte. Madde kullanımı kriminaliteden çıkarıldığından, polis artık kullanan ve küçük torbacılarla uğraşmak yerine bu işi organize eden, ticaretini yapanlara yoğınlaşmakta ve başarılı sonuçlar elde edebilmekte. Avrupa Uyuşturucu Gözetleme Kurumu EMCDDA nın 2015  raporuna göre Portekizde 2,4 ton uyuşturucu ele geçirilirken Almanyada bu miktar 1,3 ton. Bu liberal yasa sayesinde Portekizde büyük uyuşturucu ticaretine önemli darbeler vurulabilindi.

Uyuşturucu  ‘müşterilerini’ (kullananlar) cezalandırmak yerine uyuşturucu ticareti yapanları, pazarlayanları, satanları takip etmenin, onları hakim karşısına çıkarmanın uyuşturucuya karşı mücadelede daha etkili olduğu görülmekte.

Uyuşturucu kullanmanın nedenleri konusunda uzman olan Lizabon Universitesinde çalışan Profesör Carlos Poiares, ‘eskiden sokaklarda eroin enjekte edenleri görmek çok normal iken günümüzde bu resimleri görmüyorsak bunu 2001 den beri uygulanan proğrama borçluyuz’ diyor. Maddeyi kriminal durumdan çıkararak okullarda, yüksek okullarda, basın yayında aydınlatıcı proğramlar uygulanarak ve özelliklede problemli mahallelerde sosyal hizmet uygulamaları artırılarak, terapi imkanları geliştirerek bu duruma gelinmiş.

Liberal politikadan önce eroin bağımlı sayısı yaklaşık 100.000 iken bu rakam üçte birin altına düştü. Bağımlıların ezici çoğunluğuda sokaklar yerine devletin sunduğu terapilerle, yeniden topluma uyum proğramlarıyla,  korumalı işyeri, destekli evlerle yeniden topluma entegre edilmekte.

Uyuşturucudan Ölenlerin Sayısında Gerileme

1999 a kadar Portekiz de uyuşturucu kaynaklı AIDS ölüm vakaları AB ülkeleri arasında en üste idi.  2007 de AIDS vakalarının  % 20 si uyuşturucu kaynaklı iken bu rakam 2014‘de

% 4‘e indi. İğne sonucu bulaşan Hepatitis gibi hastalıklarda da gerileme oldu.

Gerileme uyuşturucuyla ilgili başka alanlarda da gözlenmekte. En çarpıcı sonuçlardan biride, uyuştutucuya bulaşmada en risk yaş olan 15 – 24 yaşları arasında olanlardaki rakamlar.

Bu yaş grubu arasında 2001 de  uyuşturucu kullanan ve sürekli kullananların oranı % 45 iken bu rakam % 18 kadar geriledi.

Liberal politikaya karşı  çıkanlar şimdilik suskunlar. Eleştiri daha çok bu politikanın daha fazla geliştirelememesine yönelik. Degişen hükümetlerin önceliklerine göre  maddi destek sunmaları, devlet desteğinin kısıtlanması, illegal pazarın halen kurutulamamış olması vs., eleştirilmekte. Liberal politika‚’uyuşturucu kullananlar kriminel değil, hasta’ olarak kabul edilmesi üzerine inşa edildi. Uyşturucuya karşı mücadelede yer alan uzmanlar, doktorlar, sosyal çalışanlar, polis, eğitmenler bu cümleyi temel alarak, içselleştırerek uyuşturucuya karşı mücadele etmekteler.

Liberal yasadan önce, uyuşturucu ile yakalanlar bir yıla kadar hapis  cezası alıyorlardı.

Polis gerekli gördüğünde gene aramalar yapabilmekte. Yasal olarak belirlenmiş miktardan fazla miktarla yakalananlar satıcı katagorisinde değerlendirilmekte ve hakim karşısına çıkarılmaktalar. Yasal olarak belirlenmiş miktarda bulundurma ve yakalanma durumunda yetmişiki saat içinde bu işe bakan komisyonun karşısına çıkmak zorunluluğu var.

Komisyon aydınlatma, kullanmanın sonuçlarına ilişkin  ve alabileceği destekler konusunda kullanıcıyı aydınlatır.  Kullanıcı hakkında resmi dairelere bilgi verilmez, herhangi bir işlem yapılmaz.  En önemlisi bu tür durumlarda kullanıcıyı terapiye ikna ve motive etmek.

Uzmanlar, uyuşturucu ile mücadelde önleyici konsept, terapi imkanları ve takiben sosyal terapi (sosyal hizmet uzmanlarının işi) olmadan tek başına uyuşturucuyu kriminalize durumdan çıkararak mücadele edilemeyeceğini göstermekte.

Bağımlılar Suçlu Değil Hasta!

Liberal politikanın en ayırt edici yönü uyuşturucu bağımlılarının suçlu olarak değil tedavisi mümkün bir hasta olarak görmesi.

Lizabon da danışma kurumuna bilgilenmek için gelenleri % 80 i arada bir kullananlardan oluşmakta. Bu insanlara uyuşturucu kullanımının yol açacağı olası sonuçlar konusunda bilgi verilmekte,  kullanmamaları teşvik edilimekte.

Danışanların uyuşturucu kullanmalarının nedenleri araştırılır ve gerekli terapi ve olanakları önerilir. Danışan bu önerileri kabul edip etmemekte özgürdür. Özel durumlarda bazı bölgelere gitme, bazı mekanlarda  bulunma yasağı, kamu hizmeti, park, bahçe temizliği, para cezası verebilir komisyon.

Çalışmaların Kaynağı

Var olan kaynakları (insan ve finans) kullanıcılara karşı değilde onların sağlığı için  kullanılmakta.

Ceza ile işinden, eğitiminden olan, ailesi zorda bırakılan, çok faktörlü bir hastalık olan bağımlı hastaların cezalandırılması yerine tedavilerine, topluma yeniden kazanılmasına  kaynak aktarılmakta.

Danışma ve Terapi Merkezlerinin giderlerini devlet karşılamakta. Bu para,  eskiden uyuşturucu ile mücadele için verilen paranın sadece bir kısmı. Savcı, polis, hakim, mahkeme, cezaevi giderleri bağımlı hastaların terapisi için kullanılmakta. (Almanyada bir mahkumun devlete bir günlük maliyeti 130 €. Bu para ile ceza yerine tedavi finanse edilebilinir.)

Portekizin Uyuşturucu Politikası, her ne kadar sıkıntıları, eksiklikleri olmakla birlikte,  bu güne kadar neredeyse dünyanın her yerinde ceza ve yasağa dayalı metodlardan kesinlikle daha iyi sonuçlar alındığı sayılarla kanıtlanmakta.

İllegal uyuşturucu ticareti yapmak 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor olsada  uyuşturucu gizli pazarı kontrol edilemiyor. Madde bağımlısı bu maddeyi bir yerlerden temin edecek. Bu devlet kontrolünde, belli yerlerde, yasaların belirlediği oranda,  temin edilemediğinden, karaborsada kalitesi bilinmeyen, ne olduğu belli olmayan, kontrol edilemeyen maddeler gizli pazarlarda temin edilmekte. Bu da organize uyuşturucu ticaretine yol açmakta. (Amerikada bazı ezaletlerde serbest bırakılan Cannibis kara paraya darbe vururken, vergiye tabi olduğundan devletin kasalarına milyarlar akmakta.)

Mustafa Korkmaz/Ergoterapist-Frankfurt/Almanya